ABD ve Çin Melezleşir Mi?

Önümüzdeki dönemi fazlasıyla etkilemeye aday olan Trump’ın Çin gezisini nasıl değerlendirmek gerekir? Hele Putin’in de Çin’i ziyaret edeceği bilinince…

Olup bitenin ortalaması alındığında Trump’ın Çin ziyareti, iki süper güç arasındaki yapısal rekabeti bitirmekten ziyade, ekonomik ve siyasi tavizlerin ön planda olduğu “pragmatik bir pazarlık” olarak değerlendirildi.

İki ülke arasındaki ticaret savaşlarının bazen tavizlerin verileceği, bazen nisbi bir yumuşamanın yaşanacağı kontrollü bir gerginlikle süreceği ama Tayvan gibi konularda baltaların öyle kolayından toprağa gömülmeyeceği de görüldü.

Nitekim Çin lideri Şi Cinping, Tayvan konusunun yanlış ele alınmasının iki ülkeyi çatışmaya sürükleyebileceğini açıkca beyan etti.

Şi Cinping’in bu tavizsiz duruşu geniş bir çevre tarafından “Çin’in dünya sahnesindeki artan özgüveni” olarak nitelendi.

Buna karşın Pekin yönetimi ABD’nin İran politikalarını eleştirmekten kaçınarak barışçıl bir rol oynayabileceği mesajını ısrarla verdi, ABD-İran arasındaki çatışmada daha somut adımlar atmaktan kaçındı.

Gezinin Amerikan İç politikası açısından en şaşırtıcı sonucu ise Trump’ın Pekin’deki uzlaşmacı ve sıcak mesajlarının kendi tabanındaki fanatik Çin karşıtları ve kimi Kongre üyeleri tarafından soğuk karşılanması oldu… Bunun belirli bir vadede siyasal bir sonucu olur mu, şimdilik bunu öngörmek kolay değil gibi…

Gezi üzerindeki haber ve yorumların genel bir özeti böyle yapılabilir.

***

Konuyla ilgili gelişmelerin peşinde koşarken sıkı Çin uzmanlarından biri olan Stéphanie Balme’ın kayda değer bir yorumuna rastladım.

Balme, ABD ve Çin’in çatışmasından ve rekabetinden ziyade belirli bir vadede birbirlerine fazlasıyla benzeşebileceği hatta melezleşebileceği bir gelecekten söz etti.

Avrupa Birliği’ni bu riske karşı uyardı.

Çünkü “böyle bir senaryoda, Avrupa normatif bir çevre statüsüne indirgenecektir: nispeten müreffeh, düzenleyici, ancak siyasi olarak marjinalleştirilmiş bir ülke” olarak kalacak.

Ancak “hiçbir şey Avrupa Birliği’ni otomatik olarak bu role mahkum etmez. Hem Amerika Birleşik Devletleri hem de Çin için vazgeçilmez bir pazar ve alan olmaya devam etmektedir.

Dahası, dünyanın büyük bir bölümünün gözünde, barış, hukukun üstünlüğü, sivil özgürlükler ve refah devleti üzerine kurulu benzersiz bir sosyo-politik modeli temsil etmeye devam etmektedir.

Bu model, hem Çin devlet kapitalizminden hem de aynı anda Darwinci ve mesihçi olan Amerikan kapitalizminden farklıdır.”

***

Gerçekten ABD ve Çin itişip kakışmaktan vazgeçip benzeşir hatta melezleşir mi ?

Stéphanie Balme bu endişesi şöyle detaylandırıyor:

“Çin, bazı rekabet mekanizmalarını derinleştirirken ve ekonomisinin çeşitli sektörlerinde piyasa araçlarını kullanırken, Amerika Birleşik Devletleri ise ekonomik güvenlik ve endüstriyel egemenlik adına, liberal ortodokslukta uzun süredir marjinalleştirilmiş kamu müdahalesi biçimlerini yeniden canlandırmaktadır; bu durum, Trump’ın ikinci döneminde teknoloji ve stratejik endüstrideki özel aktörlerin kamu önceliklerinin tanımlanması ve uygulanmasında giderek daha fazla yer aldığı bir bağlamda gerçekleşmektedir.

İç siyasi dinamiklerde de paralellikler ortaya çıkıyor.
MAGA hareketi, çağdaş Çin sisteminin bazı özellikleriyle örtüşüyor: tekno-milliyetçilik, endüstriyel egemenliğe verilen önem, sosyal muhafazakarlık ve ulusal gücün merkeziliği. Bazı ideolojik sınırlar, güç ve teknolojilerin kontrolü ile kritik bağımlılıklar etrafında bir yakınlaşma lehine bulanıklaşıyor.”

***

21. yüzyıl sürprizlerle yoluna devam ediyor…

Siyaset farklı ve şaşırtıcı ihtimalleri gündeme getirse de enerji kaynağı değişmekle kalmıyor, teknoloji ve bilim de dört başı mamur bir şekilde yorulmadan koşuyor.

Belki de tüm gelişmeleri bu temel gerçeği bir yana itmeden yorumlamak en doğrusu.

Mehmet Altan
Mehmet Altan
Mehmet Altan (d.1953) gazeteci, yazar ve akademisyen. İlk, orta ve yüksek öğrenimini İstanbul’da tamamladı. Yükseköğrenimi sırasında özel sektörde ve Türk Haberler Ajansında görev yaptı. 1979 yılında doktora yapmak için Fransa’ya gitti. Paris I. Pantheon Sorbonne Üniversitesinde, Türkiye-IMF ilişkilerini inceleyen çalışmasıyla 1980 yılında uzman, Türkiye’nin ABD ve SSCB ile ilişkilerini inceleyen teziyle de iktisat doktoru oldu. Doktora eğitimi sırasında çeşitli gazetelerde çalıştı, Cumhuriyet Gazetesinin Paris muhabiri olarak görev yaptı. 1984 yılında Türkiye’ye dönen Altan’ın 1985 yılında, Paris’teyken yazdığı denemeleri Kanatlı Karınca adlı kitapta topladı. Akademi Kitabevi Deneme Ödülünü alan bu kitaptan sonra, tezini kitaplaştırarak Süperler ve Türkiye Türkiye'de Amerikan ve Sovyet Yatırımları adıyla yayınlandı. Altan'ın, Türkiye’deki devlet kavramını irdelemeyi amaçladığı Marks’tan Sevgilerle adlı kitabının yanında, askeri darbelerin ekonomik nedenlerini incelediği Darbelerin Ekonomisi ve Türkiye’den yeryüzüne bakmaya çalıştığı edebi yazılarını içeren Matadorun Ölümü adlı kitapları da bulunmaktadır.

Diğer Yazılar

İlgili Yazılar

Trump Avrupa Birliği’ni Diriltiyor

AB liderleri, 23 Nisan akşamı Kıbrıs'ta bir araya geldi. Bu toplantı, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin AB'ye katılımından bu yana adada...

G1, G2, G3: ABD, Çin, Avrupa

Olivier Blanchard, makroekonomi, para politikası ve işsizlik alanlarındaki çalışmalarıyla uluslararası alanda tanınan çok önemli bir Fransız iktisatçı. Paris Ekonomi...

“Öyle Güzel Mantı Yapardı Ki Annem…”

“Kurbanlıklara gösterilmesi gereken saygının esamesi okunmuyordu. Bıçak sallayışına güvenen sözde kasaplar, özellikle büyükbaş hayvanları işkence edercesine kesti. Kiminin daha kesilmeden...

NATO’nun Papatya Falı

NATO veya Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü… 1949 yılında kurulan uluslararası askeri ve siyasi bir savunma ittifakı. Üye ülkelerin...

Amerikan Nükleer Rönesansı

Çernobil nükleer felaketi, 26 Nisan 1986 tarihinde, o dönem Sovyetler Birliği'ne bağlı olan Ukrayna'nın Pripyat şehrinin yakınlarındaki Çernobil...

Avrupa Birliği’nin Kara Kalem Tarımsal Resmi

AB tarımının durumu, bizim güncel konularımız ve tartışmalarımız arasında fazla yer almıyor. Halbuki 27 üyeli Avrupa Birliği’nin tarım sektörü,...

Petrol ve Demokrasi

İçerde çok sarsıcı ve can yakıcı bir gündem var… Okulların hali… Üzerine beş yıldır gidilmeyen bir cinayetin kamudaki karanlık...

Nobel’in Jeopolitiği

ABD ile İran arasında Pakistan’ta yapılan görüşmeler çıkmaza girdi. ABD, İran limanına giriş çıkış yapan gemilere abluka başlattı. Belirsizlik...

Vicdanın Enerjisi

İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’in Trump’a isyanı “küresel vicdanın” haykırışı olarak kabul edildi. Dünya egemenliği için yaşanılan çatışmaların enerji kaynakları...

Çarşıda Dizel, Pazarda Helyum

BBC’ye bakarken haberlerin ilk sırasında dizel fiyatlarını gördüm. Dizel ne, bizim mazot… Ardından da New York Times’da “Dizel, tüketiciler için...

2026 Yılını İran Mı Yoksa Çin Mi Belirleyecek?

Bugün Ortadoğu’daki savaşın 26. günü… Şimdilik somut olan, insanların ölmeye devam ettiği, kentlerin harap olduğu, petrol fiyatlarının yükseldiği… Bir de...

1973 Krizi ve Hürmüz Boğazı

Bugün Ortadoğu’daki savaşın 17. günü. Cumartesi günü ABD, İran’ın Hark adasındaki askeri tesisleri yerle bir etti ama petrol tesislerine...

Çin De Tayvan’ı İşgal Ederse…

Amerika’daki tartışmalarını izliyorsanız, tek konunun Ortadoğu ve petrol olmadığını görüyorsunuz. ABD yönetimi için “yarı iletkenler”in üretimi, Tayvan ve Çin...

İran Petrolü Norveç’te Olsaydı…

Önce ABD ve İsrail’in saldırısına hedef olan İran’a bakalım. İran’da da önce ekonomiye bakalım. Dünya Bankası’na göre İran, petrole aşırı...

İnsanlık Tarihinin En Büyük Altyapı Yatırımı

“İnsanlık Tarihinin En Büyük Altyapı Yatırımı” lafını kim söylüyor? Jensen Huang… Jensen Huang kim? 63 yaşında Amerikalı iş insanı, elektrik mühendisi,...

Vietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu?

Ekopolitik Düşünce Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Arıtürk ve Genel Sekreter Bilgehan Uçak, Ekopolitik’i bir yandan da adeta...

Kleptokrasi- “Hırsız Yönetim”

Anne Applebaum, 62 yaşında Amerikalı bir gazeteci ve tarihçi. Birçok kitabın da yazarı. Geçen yıl yayınlanan “Otokrasiler” adlı son...

Dünya Nüfusunun Dörtte Biri…

Bir iki hafta önce Güney Amerika Ortak Pazarı MERCOSUR ile Avrupa Birliği’nin 25 yıllık müzakerelerin ardından tarihi bir...

Verimlilik ve Siyaset

2024 yılında, Avrupa’nın rekabet gücü üzerine hazırlanan Draghi raporu, ABD'den daha yavaş büyüyen, inovasyona, dijital teknolojiye ve enerji...

Latin Amerika’da Hamle…

Ne kadar duyuldu bilmiyorum ama geçen hafta… Güney Amerika Ortak Pazarı MERCOSUR ile Avrupa Birliği, 25 yıllık müzakerelerin...

En Sert Kürek Çeken…

Maduro’nun başına gelenlerin hemen ertesinde İran ile yatıp kalkar olduk. Artık kimse “sıra İran’da mı?” diye sormuyor çünkü herkes...