Nobel’in Jeopolitiği

ABD ile İran arasında Pakistan’ta yapılan görüşmeler çıkmaza girdi. ABD, İran limanına giriş çıkış yapan gemilere abluka başlattı.

Belirsizlik devam ediyor.

Hürmüz Boğazı ve enerji gene başrolde.

Başrollerde enerji ve enerji yoları olunca, “jeopolitik” de analizlerde libero oynamakta.

***

Bilindiği üzere jeopolitik, bir devletin coğrafi konumu, yeraltı/yerüstü kaynakları, nüfusu ve yüzey şekilleri gibi fiziki özelliklerinin, o ülkenin dış siyaseti ve uluslararası ilişkileri üzerindeki etkisini inceleyen bilim dalı.

Jeopolitik, bir ülkenin gücünü ve stratejik kararlarını (ticaret, askeri) şekillendiren temel faktörün coğrafya olduğunu savunuyor.

Kısaca ülkelerin konumu ve sınırları ile siyaset arasındaki ilişki, coğrafi avantajları askeri ve siyasi hedefler için kullanma sanatı, coğrafi konumu ekonomik çıkarlar yani boru hatları, ticaret yolları için değerlendirme, bir ülkenin bölgesel veya küresel ölçekte diğer ülkelere göre sahip olduğu avantajlı veya dezavantajlı yer durumu, hepsi jeopolitik torbasının içinde yer alıyor.

Jeopolitik, “yerin sağladığı politika” olarak da tanımlanıyor.

Ve bir devletin dış politikasını coğrafya üzerinden yorumluyor, analiz ediyor.

***

Bunca jeopolitik analiz arasında Cyril Darmouni, olup biteni ve dünya düzenini çok farklı bir noktadan analiz etmeye girişmiş… Ülkelerin konumunu kazandıkları Nobel ödülleri üzerinden kıyaslayıp değerlendirmiş.

Bir anlamda “Nobel jeopolitiği”nin ölçülerini belirlemiş.

Nobel Ödülü, 1901 yılından bu yana insanlığa hizmet eden kişilere ve kuruluşlara verilen dünyanın en prestijli ödüllerinden biri…

Altını çizmek gerek “insanlığa hizmet eden kişi.”

Ülkelerin “insanlığa hizmet eden” ödüllü ne kadar insanı var?

İsveçli mucit Alfred Nobel’in vasiyeti üzerine başlatılan bu ödüller, fizik, kimya, fizyoloji veya tıp, edebiyat ve barış alanlarındaki üstün başarıları onurlandırıyor… Unutmadan söylenmesi gereken bir diğer konu da,1968 yılında bu kategorilere İsveç Merkez Bankası tarafından Alfred Nobel’in anısına “Ekonomi Bilimleri” ödülünün de eklenmiş olması.

***

“Nobel Ödülleri Dünya Haritası Neler Gösteriyor ve Neler Gizliyor” diye soran Cyril Darmouni şöyle diyor:

“Ülkelerin, ödül kazananların sayısına göre sıralanmasına genellikle basit bir liste olarak bakıyoruz. Gerçekte ise bu, küresel bilimsel gücün bir röntgeni.

Ve her şeyden önemlisi, mükemmelliğin nasıl yaratıldığına dair bir ders.”

***

Amerika Birleşik Devletleri tüm zamanların Nobel şampiyonu… 428 ödül sahibi.

Birleşik Krallık’ın neredeyse 3 katı. Almanya’nın 4 katı.

Ama bu başarı sadece boyundan posundan, nüfusunun çokluğundan kaynaklanmıyor.

Bu büyük başarı öncelikle dünyanın en iyi yeteneklerini ülkeye çekme konusunda eşsiz bir yeteneği yansıtıyor. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Avrupa bilim elitinin büyük bir kısmı Amerika Birleşik Devletleri’ne göç etti.

Buna ek olarak:
* Güçlü üniversiteler
* Büyük fonlar
* Son derece dinamik bir özel ekosistem var.

Bütün bunlardan çıkan sonuç bize gösteriyor ki söz konusu olan Nobel Ödülü ise önemli olan bir ülkenin boyu posu değil, küresel yetenekleri çekme yeteneği, insanlığa hizmet edecek potansiyele sahip altın beyinli insanlar için cazibe merkezi haline gelebilmesi.

***

Büyük tarihsel değişim 1950 yılında gerçekleşiyor. O tarihe kadar Avrupa hakimiyeti var. 1950 sonrasında ise ABD liderliği ele geçiriyor.

Bugün ise yavaş ama kademeli bir çeşitlenmenin başlangıcı söz konusu.

***

Avrupa’da durum ne?

* Birleşik Krallık (145)
* Almanya (116)
* Fransa (79)
* İsveç (34)
* İsviçre (27)
* Avusturya (25) Nobel ödülüne sahip.

Avrupa bugün en önde koşmuyor ama küresel sistemin entelektüel aktörlerinin en önemlilerinden biri olmaya devam ediyor.

Avrupa’da yüzyıllar boyunca biriken akademik bir sermaye var.

***

Asya’ya gelince…

33 Nobel ödüllü Japonya Asya’da bir istisna… Japonya, Asya’da tartışmasız lider.

Fizik, Kimya ve Tıp liderliğe koştuğu alanlar.

Japonya’nın bu başarısı, “bilimsel yatırımlarda istikrar ve tutarlılık her zaman nihai olarak bekleneni verir” inancını pekiştirmekte.

***

Bir de üstün performans gösteren küçük ülkeler var:

* Kanada (29)
* İsviçre (27)
* İsveç (34)

Bu küçük ülkeler nasıl bu kadar çok sayıda Nobel ödüllüne sahip olabiliyorlar?

Yanıt net ve açık:

* Güçlü eğitim sistemleri
* İyi finanse edilen araştırmalar
* Uluslararası açıklık

Bir kez daha görülüyor ki asıl belirleyici olan “nüfus” değil, eğitim sisteminin kalitesi ve altın beyinleri çekme yeteneği.

***

Küçük etkin ülkeler yanında bir de büyük, iri yarı ülke kategorisi var. Nobel ödüllerinin sayıları şöyle:

Çin (8)
Hindistan (13)

Ülke büyük olabiliyor ama Nobel için ihtiyaç duyulan zemin yok ise ödül sayısı da fazla bereketli olmuyor.

İskandinavya’nın büyüleyici örneğinden söz etmeden Nobel jeopolitiği eksik kalır.

* İsveç’in 34
* Danimarka’nın 14
* Norveç’in 14
* Finlandiya’nın 5 Nobel ödülü var.

Bu kadar küçük nüfuslar için bu istisnai durumun sebebi neler olabilir? Muhtemel açıklamalar var:

* Eğitime yapılan büyük yatırımlar
* İnovasyon kültürü
* Güçlü kurumlar

Ve belki bir de Nobel Ödülü’nün İskandinavya’da kök salmış olması.

***

Nobel jeopolitiğinin nasıl çalıştığını gördükten sonra mevcut kriterler üzerinden Türkiye’yi analiz etmek… Nobel jeopolitiğini Türkiye’ye uygulamak ister misiniz?

Bir deneyin isterseniz, bakalım nasıl bir sonuç elde edeceksiniz.

Mehmet Altan
Mehmet Altan
Mehmet Altan (d.1953) gazeteci, yazar ve akademisyen. İlk, orta ve yüksek öğrenimini İstanbul’da tamamladı. Yükseköğrenimi sırasında özel sektörde ve Türk Haberler Ajansında görev yaptı. 1979 yılında doktora yapmak için Fransa’ya gitti. Paris I. Pantheon Sorbonne Üniversitesinde, Türkiye-IMF ilişkilerini inceleyen çalışmasıyla 1980 yılında uzman, Türkiye’nin ABD ve SSCB ile ilişkilerini inceleyen teziyle de iktisat doktoru oldu. Doktora eğitimi sırasında çeşitli gazetelerde çalıştı, Cumhuriyet Gazetesinin Paris muhabiri olarak görev yaptı. 1984 yılında Türkiye’ye dönen Altan’ın 1985 yılında, Paris’teyken yazdığı denemeleri Kanatlı Karınca adlı kitapta topladı. Akademi Kitabevi Deneme Ödülünü alan bu kitaptan sonra, tezini kitaplaştırarak Süperler ve Türkiye Türkiye'de Amerikan ve Sovyet Yatırımları adıyla yayınlandı. Altan'ın, Türkiye’deki devlet kavramını irdelemeyi amaçladığı Marks’tan Sevgilerle adlı kitabının yanında, askeri darbelerin ekonomik nedenlerini incelediği Darbelerin Ekonomisi ve Türkiye’den yeryüzüne bakmaya çalıştığı edebi yazılarını içeren Matadorun Ölümü adlı kitapları da bulunmaktadır.

Diğer Yazılar

İlgili Yazılar

Vicdanın Enerjisi

İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’in Trump’a isyanı “küresel vicdanın” haykırışı olarak kabul edildi. Dünya egemenliği için yaşanılan çatışmaların enerji kaynakları...

Çarşıda Dizel, Pazarda Helyum

BBC’ye bakarken haberlerin ilk sırasında dizel fiyatlarını gördüm. Dizel ne, bizim mazot… Ardından da New York Times’da “Dizel, tüketiciler için...

2026 Yılını İran Mı Yoksa Çin Mi Belirleyecek?

Bugün Ortadoğu’daki savaşın 26. günü… Şimdilik somut olan, insanların ölmeye devam ettiği, kentlerin harap olduğu, petrol fiyatlarının yükseldiği… Bir de...

1973 Krizi ve Hürmüz Boğazı

Bugün Ortadoğu’daki savaşın 17. günü. Cumartesi günü ABD, İran’ın Hark adasındaki askeri tesisleri yerle bir etti ama petrol tesislerine...

Çin De Tayvan’ı İşgal Ederse…

Amerika’daki tartışmalarını izliyorsanız, tek konunun Ortadoğu ve petrol olmadığını görüyorsunuz. ABD yönetimi için “yarı iletkenler”in üretimi, Tayvan ve Çin...

İran Petrolü Norveç’te Olsaydı…

Önce ABD ve İsrail’in saldırısına hedef olan İran’a bakalım. İran’da da önce ekonomiye bakalım. Dünya Bankası’na göre İran, petrole aşırı...

İnsanlık Tarihinin En Büyük Altyapı Yatırımı

“İnsanlık Tarihinin En Büyük Altyapı Yatırımı” lafını kim söylüyor? Jensen Huang… Jensen Huang kim? 63 yaşında Amerikalı iş insanı, elektrik mühendisi,...

Vietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu?

Ekopolitik Düşünce Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Arıtürk ve Genel Sekreter Bilgehan Uçak, Ekopolitik’i bir yandan da adeta...

Kleptokrasi- “Hırsız Yönetim”

Anne Applebaum, 62 yaşında Amerikalı bir gazeteci ve tarihçi. Birçok kitabın da yazarı. Geçen yıl yayınlanan “Otokrasiler” adlı son...

Dünya Nüfusunun Dörtte Biri…

Bir iki hafta önce Güney Amerika Ortak Pazarı MERCOSUR ile Avrupa Birliği’nin 25 yıllık müzakerelerin ardından tarihi bir...

Verimlilik ve Siyaset

2024 yılında, Avrupa’nın rekabet gücü üzerine hazırlanan Draghi raporu, ABD'den daha yavaş büyüyen, inovasyona, dijital teknolojiye ve enerji...

Latin Amerika’da Hamle…

Ne kadar duyuldu bilmiyorum ama geçen hafta… Güney Amerika Ortak Pazarı MERCOSUR ile Avrupa Birliği, 25 yıllık müzakerelerin...

En Sert Kürek Çeken…

Maduro’nun başına gelenlerin hemen ertesinde İran ile yatıp kalkar olduk. Artık kimse “sıra İran’da mı?” diye sormuyor çünkü herkes...

Bir Yanım Venezuela Bir Yanım Silikon Vadisi

Kendi ülkesinde hukuku nişan tahtasına döndürmüş, halkını sefilleştirmiş bir zorba gece yarısı yabancı askerler tarafından derdest edilip yargılanmak...

“Mikroçipler, 21. yüzyılın petrolü” mü?

Le Monde Gazetesi geçen hafta “Mikroçipler, 21. yüzyılın petrolü” başlıklı beş gün süren çok çarpıcı bir yazı dizisi...

100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu?

En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak...

Dünya Çip Etrafında Dönüyor

ABD’nin yıllık üretiminin parasal değeri 29.2 trilyon dolar… 112 trilyon dolarlık toplam dünya üretiminin üçte birine yakın. Çin’in toplam...

Küresel Ticaret Trump’a Direniyor…

2025 yılı da bizi terk etmeye hazırlanıyor. Bu yılın bitmesiyle birlikte 21. yüzyılın ilk çeyreği de geride kalmış...

Büyü ve Büyüme

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 3. Çeyrek Büyüme rakamlarını açıkladı. Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, temmuz, ağustos ve eylül aylarını kapsayan...

Yeni Çağı Anlama Kılavuzu

Ekopolitik'e yazdığım “Köpük Mü, Balon Mu, Çağ Gerçeği mi?” başlıklı son yazımdan sonra yeni gelişmelere şahit olduk. Yatırımcıların bazı teknoloji...

Köpük Mü, Balon Mu, Çağ Gerçeği Mi?

Bir önceki “Yeni ekonomi-Eski ekonomi” başlıklı yazıyı şöyle bitirmiştim: “Çağ derinden değişiyor ve sosyal bilim olan ekonomiyi de yeniden...