AB’nin Çin Kaynaklı e-Ticaret Baskısını Dengeleme Arayışı

Dünya ticaretine hâkim olma yönünde büyük mesafe kat eden Çin; 2026 ilk 6 aylık dış ticaret verilerine göre hedeflerinin çok çok üzerine çıkmış görünmektedir. Çin Gümrük İdaresi verilerine göre mal ticareti bazında ilk 6 ayda Çin’in dış ticaret hacmi 3,75 trilyon USD seviyesine ulaşmış bulunmaktadır. Bu çerçevede; Çin’in 2026 ilk 6 aylık ihracatı 2,2 trilyon USD olur iken, ithalatı ise 1,58 trilyon USD seviyesine ulaşmış bulunmaktadır. İlk 6 ayda Çin, 1 trilyon USD’ın üzerinde ticaret fazlası vermiş bulunmaktadır.

Yine aynı verilere göre Çin; geçen yılın aynı ilk 6 aylık dönemine göre Çin ihracatta %13,4 artış gösterir iken, ithalatı da güçlü bir büyüme ile %22 artış göstermiş bulunmaktadır. Toplam ticaret hacmi ise %16,9 artış göstermiş bulunmaktadır. Çin’in en büyük pazarını başta ABD ve AB oluşturmaktadır.

Çin sadece mal ticaretinde değil aynı zamanda e-ticarette de büyük bir hâkimiyet kurma gayreti içerisinde olup, AB söz konusu Çin kaynaklı e-ticaretten önemli ölçüde etkilenmiş görünmektedir.

AB verilerine göre; Çin’in Avrupa Birliği’ne (AB) yönelik e-ticaret hacmi, özellikle Temu ve Shein gibi platformların etkisiyle katlanarak büyümektedir. Çin’in e-ticaretteki AB pazar hacmi 167,4 milyar dolara ulaşmış olup, AB’ye gelen 150 Avro altındaki düşük değerli paketlerin %91’i Çin menşeli görünmektedir. AB’ye yönelik bu devasa akış, günde yaklaşık 12 milyon pakete tekabül etmektedir. AB Komisyonu verilerine göre yılda 4,6 milyar adet (günde yaklaşık 12 milyon) düşük değerli (150 Euro altı) Çin menşeli e-ticaret kapsamında paket ürün girişi gerçekleşmektedir.

Düşük fiyatlı e-ticaret segmentinde Çin’in AB pazarındaki payı %91’e ulaşmış durumdadır. AB’de e-ticaret kapsamında en yüksek talep %40,31 ile giyim ve ayakkabı kategorisinde olup, bunu tüketici elektroniği ve ev dekorasyon ürünleri izlemektedir.

Avrupa Birliği, yerel pazarını korumak ve vergi kayıplarını önlemek amacıyla, Çin’den gelen e-ticaret paketlerine yönelik denetim ve vergilendirmeleri sıkılaştırmış, geçmişte uygulanan düşük değerli paketlerin gümrüksüz geçiş muafiyetlerini Şubat 2026 da daraltarak, e-ticaret platformlarına daha katı KDV uygulaması ve standartlara uyum (DSA ve GPSR) zorunlulukları getirilmiştir. Bu yasal düzenlemeler, Çin’in AB pazarındaki büyümesini bir miktar yavaşlatmış (yıllık bileşik büyüme oranında yaklaşık %3.2’lik bir baskı) olsa da, AB’de piyasanın beklediği etkiyi oluşturmaya yeterli olmamıştır. Bu nedenle AB, Çin e-ticaret platformlarına baskısını artırmış Temu ve Shein gibi diğer markalardan ithalat için güçlendirilmiş standart kontrolleri ve özellikle 150 avro değer altındaki paketlerden alınan vergileri artırmıştır.

Bu yeni tedbir ile, AB’nin, daha önce gümrük vergi hattına alınan 150 Avrodan az değeri olan paketlere 3 avroluk sabit vergi tarifesi getirmesi dahi arzu edilen etkiyi oluşturmaması üzerine, Çinli çevrimiçi perakende devleri AliExpress, Shein ve Temu’nun iş modellerini ciddi şekilde inceleme altına almış ve bu durumun Çinli e-ticaret platformları üzerinde etki oluşturması hedeflenmiştir.

Avrupa Dijital Hizmetler Yasası’nın (DSA) ihlali nedeniyle 2024 yılında başlatılan resmi işlem prosedürünün en son uygulaması olarak değerlendirilmektedir.  Komisyon, AliExpress’in yasa dışı standartlarla, uyumlu olmayan ürünleri tespit etmek ve kaldırmak için etkili bir sistem kurmadığını, AB’nin kontrollerdeki yoğunluk nedeniyle gecikme ve muhtemel aksaklıkları göz ardı ettiğini düşünerek konuyu hafife aldığı kanaatinin oluştuğunu ifade etmektedir.

AB Komisyon soruşturmasına göre, AB’nin tüm uyarılarına rağmen AliExpress’te büyük miktarda yasadışı ürün – tehlikeli oyuncaklar ve riskli kozmetikler’in yer aldığının tespit edildiği platformların AB’nin anlayış ve yaklaşımını istismar ettiği görüşünü ifade etmiş, Komisyon ayrıca AliExpress’in yaptırım politikasını doğru şekilde uygulamayan ve yasa dışı ürün satan mağazaların cezalandırıldıktan sonra dahi platformda aktif olarak satış yapmalarına izin verildiğinin belirlendiğini ifade etmiştir.

Ayrıca, platformun sahte ürünlerin satışını engellemeyi amaçlayan marka yetkilendirme sistemi, marka ve satıcıların korunması önlemlerini aşarak sahte ürünler sunması nedeniyle etkisiz ve kötüye kullanımı önlemek için yeterince önlem alınmadığının belirlendiğini vurgulamış, konuyu değerlendiren AB Komisyonu, 20 Temmuz Pazartesi günü Dijital Hizmetler Yasası’nı (ACT) ihlal ettiği gerekçesi ile 193 milyon kullanıcısı bulunan Aliexpress için 550 milyon avro para cezası kararı almıştır.

Bu yeni karar öncesi, 23 Mart’ta, Avrupa Parlamentosu önünde yapılan bir oturumda, Komisyon’da konuyla ilgili uzmanlar, Shein, AliExpress, Temu veya Amazon tarafından gönderilen 30.000’den fazla ürünün incelenmesinin ardından arıza oranının birçok kategoride çok yüksek olduğunu, gönderilerin %65 kozmetik, %60 kişisel koruyucu ekipman ve %63 gıda takviyelerinden oluşurken laboratuvar testleri sonucu ürünlerin %81’inde sağlık veya güvenlik riskleri tespit edildiğini belirtmiştir.

Diğer taraftan, ülkemizde Çin’in ticaret baskısı altında bulunmaktadır. Mevcut istatistiklere göre Türkiye ile Çin arasındaki toplam dış ticaret hacmimiz son yıllarda 53 milyar dolar seviyesinde ulaşmıştır. Türkiye, Çin’den yaklaşık 49-50 milyar dolar seviyesinde ithalat yaparken, Çin’e olan ihracatımız ise 3,3-3,4 milyar dolar bandında kalmaktadır. Bu veriler doğrultusunda Türkiye’nin Çin ile dış ticaret açığı 46 milyar doların üzerine çıkmış görülmektedir.

AB ile Gümrük Birliği anlaşmamız kapsamında STA anlaşması imzaladığımız birçok ülke STA ile Türkiye’nin elde ettiği avantajlar çerçevesinde ihracatını artırdığı bazı ülkeler dış ticaret dengesinin aleyhlerine bozulduğu gerekçesi ile STA anlaşmasını tek taraflı revişe ederek Türkiye menşeli tüketim mallarına ilave gümrük vergisi uygulaması getirmiştir. Buna birçok Kuzey Afrika ülkesini örnek göstermemiz mümkündür.

Çin ile ikili ticaretimizde oluşan dengesizlik durumunun sürdürülebilir olmadığı uzun vadede Türkiye’de orta ölçekli üretim yapan KOBİ’lerimizin ve özellikle tüketim maddesi üreten firmalarımızın önemli ölçüde olumsuz yönde etkilenmesi kaçınılmazdır. Maliyet anlayışından ari çok ucuz fiyatlı tüketim maddeleri satan mağaza zincirlerinin ülkemizdeki sayısı her ilimizde ve özellikle alışveriş merkezlerindeki sayısı önemli ölçüde artmaktadır.

Her ne kadar e-ticaret kapsamında posta yoluyla gelen ürünler için ilave gümrük vergisi getirilmiş olsa da maliyet anlayışından uzak Çin baskısının önüne geçilmesi ve iç piyasanın dengelenmesinde yeterli olmadığı görülmektedir.

1/95 sayılı AB ile mevcut yürürlükteki Gümrük Birliği anlaşmamız doğrudan Türkiye’ye üçüncü ülkelere karşı ortak tavır sergilenmesi imkânı vermektedir. Bu hususun üzerinde önemle durulması ve AB Komisyonu SANCO ve ilgili birimlerinin üçüncü ülke ürünleri üzerinde yapmış olduğu laboratuvar inceleme ve değerlendirmeleri esas alınarak benzeri bir sürecin ülkemizde de takibi yasal olarak mümkündür.

Ticaret Bakanlığımızın Piyasa Gözetim Denetim yetkisini etkin bir şekilde kullanarak ithalatta etkin denetim rolü oynayan başta TSE olmak üzere, ilgili birimlerimizin büyük bir titizlik ve hakkaniyet ölçüsü ile konuyu hassasiyetle değerlendirerek gerek tüketicinin korunması, gerekse haksız rekabet ile kobilerin korunması yönünde AB paralelinde ilave tedbirlerin bir an önce alınması, ayrıca Çin ile dış ticaret dengesinde izahı mümkün olmayan bu dış ticaret açığının dengelenmesi yönünde gerekli girişimlerin ciddi anlamda ele alınması, hem 1/95 sayılı Gümrük Birliği anlaşmasının ilgili hükümlerinin ülkemiz, tüketiciler ve münhasıran orta ölçekli üreticilerimiz lehine değerlendirilerek, haksız rekabetin önlenmesi amacıyla kullanılması önemli bir gereklilik olarak değerlendirilmektedir.

Ömer Faruk Doğan
Ömer Faruk Doğan
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesinden mezun olduktan sonra kamu görevine 1985 yılında Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığında başlayan Ömer Faruk Doğan, yüksek lisansını Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nde ve AB Tarım Hukuku üzerine Paris Phanteon Üniversitesinde tamamladı. Almanya'nın Bonn şehrinde ve AB Daimi Temsilciliği nezdinde Brüksel’de Ticaret Müşaviri olarak görev yaptıktan sonra 2003-2009 yılları arasında Dış Ticaret Müsteşarlığı’da çeşitli üst düzey pozisyonlarda görev alarak en son Müsteşar Yardımcılığından ayrıldı. Dışişleri Bakanlığı bünyesinde, AB Daimi Temsilci Yardımcısı (2009-2012), T.C. Kamerun Büyükelçisi (2012-2015), T.C. Tunus Büyükelçisi (2016-2019) ve T.C. Rabat Büyükelçisi (2022-2023) olarak görev yapan Doğan, halen Dış İşleri Bakanlığında Merkez Büyükelçisi olarak bulunmakta ve Gazi Üniversitesinde ders vermektedir.

Diğer Yazılar

İlgili Yazılar

Ankara’da Düzenlenen 36. NATO Zirvesi ile Çin-Rusya Yakınlaşması

Türkiye 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde, 22 yıl aradan sonra Ankara’da, NATO’nun 36. Devlet ve Hükümet Başkanları zirvesine tekrar...

NATO Zirvesine Giderken: ABD, AB ve Çin Rekabeti Arasında...

Dünya ticaretini giderek şekillendiren Çin’e karşı ABD ve AB kendi sanayi ve piyasalarını koruyabilmek amacıyla büyük bir mücadele...

Uluslararası Ekonominin Yeniden İstikrara Kavuşabilmesi Mümkün Mü

Dünya nüfusunun 8 milyarı aştığı süreçte insanlık olarak birlikte sağlıklı huzurlu ve özellikle istikrarlı bir şekilde yaşama arzusu...

Dünya Ticaretinin Geleceği: Afrika’da Ticaret Mücadelesi ve Türkiye

Bilindiği üzere, 2020’li yılların başından bu yana dünyada önce COVID-19, sonra bölgesel krizler ve savaşlar dünya ticaretini ciddi...

Dünya ve Batı Enerji Açığının İkmalinde Yeni Ümit Afrika

9-12 Şubat 2026 tarihleri arasında Güney Afrika’nın Cape-Town şehrinde 32.si düzenlenen Afrika Indiba Maden Konferansı ilginç yaklaşımları da...