Ne kadar duyuldu bilmiyorum ama geçen hafta… Güney Amerika Ortak Pazarı MERCOSUR ile Avrupa Birliği, 25 yıllık müzakerelerin ardından tarihi bir ticaret anlaşması imzaladı.
Anlaşma, tarihi olarak niteleniyor çünkü bu antlaşma ile dünyanın en büyük serbest ticaret alanlarından biri oluştu.
AB ile MERCOSUR üyesi olan Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay’ı kapsayan ve 700 milyondan fazla nüfusun yaşadığı bölgeler birbirine bağlandı.
25 yıldır müzakere edilen anlaşma, Fransa ve Polonya gibi bazı ülkelerin itirazlarına rağmen AB üyesi 27 ülkenin 21’inin nitelikli oy çokluğuyla kabul edildi.
***
AB içinde anlaşmaya yönelik çekinceler tamamen ortadan kalkmış değil. Fransa başta olmak üzere bazı ülkeler, Güney Amerika’dan gelecek ucuz tarım ürünlerinin kendi çiftçilerini zor durumda bırakacağını söylüyor.
Polonya, Macaristan ve İtalya da kendi yerel endüstrileri için benzer endişeleri dile getiriyor.
Ancak İtalya, Brüksel tarafından tanınan özel imtiyazlarla ikna edilmesi üzerine şerhini geri çekti.
***
AB’nin lokomotif ülkesi Almanya ve ülkenin sanayi çevreleri ise MERCOSUR anlaşmasını ihracat ve istihdam açısından önemli bir fırsat olarak görüyor.
Alman Sanayi ve Ticaret Odası’na göre, 12 bin 500 Alman şirketi bölgeye ihracat yapıyor ve bunların yüzde 72’sini küçük ve orta ölçekli işletmeler oluşturuyor.
Alman sanayicileri ayrıca, Avrupa’nın elektrikli otomobiller için ihtiyaç duyduğu lityum ve bakır gibi hammaddeleri de Güney Amerika’dan temin etmeyi hedefliyor.
***
Anlaşma sayesinde AB ile MERCOSUR arasında ticareti yapılan malların yaklaşık yüzde 91’inde gümrük vergileri kalkacak.
AB’nin MERCOSUR ülkelerine yıllık ihracatı yaklaşık 49 milyar euro artacak.
AB ülkeleri MERCOSUR ülkelerine daha çok otomobil ve kimyasal ürünler ihraç ediyor.
Güney Amerika’dan ise ağırlıklı olarak tarım ürünleri ve ham madde ithal ediyor.
Anlaşmanın Avrupa’nın ilaç, makine sanayi ve otomobil endüstrisi için büyük avantajlar sağlayacağı öngörülüyor.
Buna karşılık sığır ve tavuk eti gibi bazı tarım ürünlerinde AB iç pazarını korumak amacıyla kota ve ek güvence mekanizmaları da anlaşmaya dahil edildi.
***
Avrupa’da bazı ülkelerin çiftçileri ise ayaklanmış durumda… Belçika’daki çeşitli çiftçi derneklerinin çağrısıyla yüzlerce kişi, Brüksel’in turistik yerlerinden Atomium’da bir araya geldi. MERCOSUR ülkeleri ile tarım ve hayvancılık ürünlerinde adil koşullarda ticaret yapılamayacağını savunan göstericiler, bu anlaşmanın Avrupa’nın gıda güvenliğini zayıflatacağını iddia etti.
Protestocular, Avrupa Parlamentosu üyelerinin anlaşmaya onay vermemelerini istedi.
AB yetkilileri ise söz konusu anlaşmayı Latin Amerika’yla ticarette AB’nin payını ve etkisini artıracak önemli bir jeopolitik kazanım olarak görüyor.
***
Latin Amerika ise yeni ilişkiler kurma yönünde hızını kesmeyecek gibi görünüyor.
Avrupa Birliği ile varılan tarihi ticaret anlaşmasının ardından, Latin Amerikalılar BRICS grubuyla da serbest ticaret anlaşması imzalama niyetini açıkladı.
MERCOSUR’un küresel ittifak ağını genişlettiğini vurgulayan Paraguay Devlet Başkanı Pena, Birleşik Arap Emirlikleri ile de serbest ticaret anlaşması sürecinde ilerleme kaydedildiğini bildirdi.
Peña ayrıca Japonya, Güney Kore ve çeşitli Asya ülkeleriyle ortaklık kurma yolunda adımlar atıldığını ifade etti.
Güney Amerika ülkeleri için stratejik bir ortak olan Çin’in ötesine baktıklarını söyleyen Peña, “Asya ülkelerini büyük bir dikkatle takip ediyoruz” dedi.
***
Dünyanın içinden geçtiği çalkantılı döneme dikkat çeken Peña, geçmişin “kesinliklerinin” artık geçerli olmadığını vurguladı.
Mevcut küresel düzende ülkelerin ve blokların daha proaktif bir rol üstlenmesi gerektiğini savunan Paraguay Devlet Başkanı, “Hangi ufuklara ulaşmak istediğimiz konusunda daha hırslı olmak zorundayız” dedi.
***
Peki, “AB-MERCOSUR anlaşması Türkiye’yi nasıl etkileyecek?”
Pek kimse dönüp bu tarihi antlaşmaya bakmadığı gibi Türkiye’ye muhtemel etkilerini de tartışmadı… Benim görebildiğim kadarıyla bir tek Deutche Welle konuyla ilgilendi.
Pelin Ünker ve Elmas Topcu konuyu enine boyuna inceledi.
Türkiye’nin bu anlaşmadan sonra AB pazarında özellikle tarımda artan rekabetle karşı karşıya kalması bekleniyor.
AB ülkelerinin MERCOSUR ülkeleri pazarına engelsiz erişimi söz konusu iken “Türkiye bu haklardan yararlanamayacak.”
Bu durum, “hem AB üzerinden dolaylı ticaret baskısı” hem de “AB pazarında özellikle tarım açısından artan rekabet” anlamına geliyor.
***
Deutche Welle uzmanları konuyu Kocaeli Sanayi Odası ve İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Ayhan Zeytinoğlu’na sormuş.
Zeytinoğlu’na göre Türkiye açısından asıl kırılgan alan tarım… “Özellikle tarım ürünlerinde bu baskıyı hissedebiliriz” endişesini dile getiriyor.
Türkiye’nin AB’ye önemli bir tarım ihracatı bulunduğunu da vurgulayan Zeytinoğlu, 2025’ten itibaren “kanatlı” ihracatının da başladığını hatırlatıyor.
Brezilya ve Arjantin gibi tarım ve hayvancılıkta güçlü üreticilerin AB pazarına serbest ticaretle girmesinin, Türkiye’nin bu alanlardaki rekabet gücünü zayıflatabileceğini söylüyor.
Zeytinoğlu, bu şartlarda “en mantıklı çözüm”ün Gümrük Birliği’nin güncellenmesi sürecinin bir an önce başlatılması olduğunu söylüyor.
Anlaşıldığı üzere Türkiye açısından tartışmanın merkezinde Gümrük Birliği yer alıyor.
***
ABD’nin Trump yönetiminde izlediği politikalar, dünyada yeni anlaşmaları ve yeni kümelenmeleri hızlandırıyor. Dünya ticareti yeniden şekilleniyor.
Yeni teknolojilerin, yeni savaşların, yeni anlaşmaların olduğu yeni bir dünyadayız artık.
Bu gidişin pek geri dönüşü de yok gibi gözüküyor.
Bu yeni çağın gereklerini kavrayamayan toplumların işi epey zor olacak.

