Bugün Ortadoğu’daki savaşın 26. günü…
Şimdilik somut olan, insanların ölmeye devam ettiği, kentlerin harap olduğu, petrol fiyatlarının yükseldiği…
Bir de hiç kimsenin savaşın akıbetini kestirememesi.
Peki bu şartlarda “2026 yılının ekonomik performansı nasıl olacak?”
Cevabı en çok merak edilen sorulardan biri de bu.
***
Bu soruya, “en fazla büyümesi öngörülen ülkeler” üzerinden cevap vermek belki de daha anlamlı.
İçinde bulunduğumuz yılda Çin ve Hindistan küresel büyümenin yüzde 40’ını sağlayacak… Bu oranda Çin’in payı yüzde 26.6… Hindistan’ın payı ise yüzde 14.2.
Ve Çin ile Hindistan tüm Batı ülkelerinin büyüme oranlarının toplamından daha fazla bir büyüme sağlayacaklar.
Büyümede Çin 1 numara olmaya devam edecek.
***
Yukardaki büyüme bilgilerini veren Sande Fatola, Afrika Risk Yönetimi Dernekleri Federasyonu’nun (FARMA) Başkan Yardımcısı ve risk yönetimi, sigorta, girişimcilik ve danışmanlık alanlarında uzmanlaşmış deneyimli bir profesyonel.
Çin’i “süper tanker” olarak nitelediği bildiriminde Hindistan’ı da “demografisi, dijitalleşme atılımları ve reform çabaları ışığında ekonomik bir gerçeklik” olarak tanımlıyor.
Afrika’yı da göz ardı etmiyor: Oradaki fırsatları “hammadde pazarları, yatırımlar ve kalkınma modelleri” olarak sıralıyor. Riskleri de “artan bağımlılık ve üretim rekabeti “olarak tanımlıyor.
***
Yapay Zeka uzmanı ve şirketlere danışmanlık veren Cyril Darmoni ise ABD, Çin ve Hindistan ekonomilerini daha farklı bir elekten geçiriyor.
Önce bir soru soruyor: “2025’te ABD, Çin ve Hindistan hakkında GSYİH gerçekten ne söylüyor?”
ABD, Çin ve Hindistan ekonomileri genellikle tek bir rakamla karşılaştırılır: Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH).
2025’te Tahmini Nominal GSYİH:
Amerika Birleşik Devletleri: ~ 31,8 trilyon dolar (347 milyon nüfus) •
Çin: ~ 19,6 trilyon dolar (≈ 1 milyar 416 milyon nüfus) •
Hindistan: ~ 3,6 trilyon dolar (≈ 1 milyar 464 milyon nüfus)
Aralarında büyük farklar var.
Ancak Darmoni buraya şerh düşüyor:
“Bu göstergeler kullanışlıdır. Ancak aynı zamanda yanıltıcıdır. Gerçekten önemli olan sadece büyüklük değildir, aynı zamanda:
* GSYİH’nin yapısı,
* yaratılan değerin kaynağı,
* ve finansal hizmetlere, sanayiye veya tarıma olan bağımlılık derecesi de önemlidir,” diyor.
***
Sonra analizi derinleştiriyor:
“GSYİH’nin nasıl üretildiğine baktığımızda tablolar daha da ilginç hale geliyor.
⸻ Amerika Birleşik Devletleri: Aşırı Finansallaşmış Bir Ekonomi
* Hizmetler: GSYİH’nin ~%80’i
* Sanayi: ~%19
* Tarım ve Balıkçılık: <%1
Sanayi sorası toplularda hizmetler sektörünün iç yapısı özel bir gösterge olarak ele alınıyor:
Hizmetler İçinde:
* Finans, Sigorta, Gayrimenkul (FIRE) ≈ toplam GSYİH’nin %20’si
* Veya yaklaşık 6,4 trilyon dolar
Amerika Birleşik Devletleri değer yaratımını şu alanlarda yoğunlaştırıyor:
* finansal aracılık,
* varlık yönetimi,
* sigorta,
* gayrimenkul ve ilgili hizmetler.
Çok verimli bir ekonomi, ancak aynı zamanda finansal istikrara ve piyasalara da oldukça bağımlı.
***
Aynı değerlendirmelerde Çin de var:
Çin: Sanayi + Hizmetler,
Daha Dengeli Bir Model
* Tarım ve Balıkçılık: ~%6,7
• Sanayi: ~%35,6
* Hizmetler: ~%57,7
Finans ve İlgili Hizmetler: GSYİH’nin yaklaşık %13-15’i
Çin şunlara derinden bağlı:
* endüstriyel üretime,
* tedarik zincirlerine,
* altyapıya.
Hizmet sektörü ivme kazanıyor, ancak Amerika Birleşik Devletleri’ndeki gibi finansal bir hakimiyete sahip değil.
– Çin ile ilgili diğer bazı bilgiler Çin’in ekonomik tomografisini daha da berraklaştırıyor:
Amerika Birleşik Devletleri, 560 milyar dolarlık ticaret hacmiyle 2025’te Çin’in en büyük ticaret ortağı olmaya devam etti.
Çin’in toplam ticareti 6,3 trilyon doları aşarak 1,2 trilyon dolarlık rekor bir ticaret fazlası yarattı.
Güneydoğu Asya genelinde ticaret büyümesi hızlanırken, Alman otomotiv ihracatı 2022’den bu yana Çin’de keskin bir düşüş gösterdi
Çin’in gücü, tıpkı ABD gibi, araştırma ve geliştirmeye yaptığı önemli yatırımlarda yatmakta. Örneğin, 2024 yılında Çin, araştırma ve geliştirmeye 786 milyardan fazla harcama yapmış.
***
Ve Hindistan:
Hindistan Modelinin Sürprizi nedir?
“Önce Hizmetler” başlığıyla ifade edilebilir.
Detaylandıralım :
* Tarım ve Balıkçılık: ~ %17,9
* Sanayi: ~ %27,1
* Hizmetler: ~ %54,9
Finans, Gayrimenkul, Profesyonel Hizmetler: GSYİH’nin ~ %22,9’u. Hâlâ sanayi gelişimi sürecinde olan bir ülke için şaşırtıcı derecede yüksek bir rakam.
Hindistan, Çin’inkiyle karşılaştırılabilir kitlesel sanayileşme sürecinden geçmeden doğrudan hizmet tabanlı bir büyüme modeline atladı.
Bu çok farklı bir deneyim ve süreç.
***
GSYİH’ın bileşenleri üzerinden detaylı bir inceleme sonrası bu 3 ülke için ne denebilir?
– Amerika Birleşik Devletleri: finansal güç, yüksek verimlilik, ancak finansal hizmetlere yüksek bağımlılık
* Çin: sanayi ve hizmetler arasında daha dengeli bir ekonomi
* Hindistan: büyük ölçekli sanayileşmeden önce hizmetler ve finans tarafından yönlendirilen büyüme
***
Çin’in içinde bulunduğumuz yılda en fazla büyüyecek ülke olması bu ülkeye yönelen merakı artırıyor.
Bu başarının sırrı ne?
Etkin bir düşünce kulubü temsilcisi olan Emmanuel Blézès, bunu Çin Kalkınma Planları üzerinden yanıtlıyor:
“Nispeten dikkat çekmeden geçti ancak Çin 15. Beş Yıllık Planını (2026-2030) açıkladı.
Tabloda yaklaşık yirmi nicel hedef listeleniyor ve en önemlisi, tüm hedefler birbirine bağlı; bu da Çin hükümetinin bütüncül vizyonunun tipik bir örneği:
– Yıllık yaklaşık %5 GSYİH büyümesi
– GSYİH’nin %12,5’i dijital ekonomi
– %25 fosil dışı yakıt kullanımı
– %85 yüzey suyu kalitesi
– 80 yıllık ortalama yaşam beklentisi
– 10.000 kişi başına 22’den fazla yüksek değerli patent
– artan orman örtüsü
– güçlendirilmiş gıda güvenliği.”
***
“Her gösterge diğerlerini güçlendirmek üzere tasarlanmış:
– İnovasyon, verimliliği ve teknolojik bağımsızlığı besler
– Yeşil enerji, jeopolitik ve çevreyi güvence altına alır
– Kentleşme, tüketimi ve Ar-Ge’yi besler, vb.
Bu, Batı’da ve özellikle Fransa’da benimsenen bölümlere ayrılmış yaklaşımın tam tersi.”
***
“Çin’le ilgili en ilgi çekici madde, yüksek değerli patentlerle ilgili:
2030 yılına kadar her 10.000 nüfus başına 16’dan 22’nin üzerine çıkması hedefleniyor.
Bu, Çin’in önümüzdeki 20-30 yıla damgasını vuracak teknolojilerin fikri mülkiyetinde hakimiyetini sürdürmeyi amaçladığı anlamına geliyor.
Hatırlatmak gerekirse, Çin önceki planlarında hedeflerinin %90’ından fazlasına zaten ulaşmıştı.”
***
Bu rakamlar, açıklamalar ve yorumlar ışığında 2026 yılı için nasıl bir öngörü yapılabilir?
Herkes kendine göre bir sonuç çıkaracaktır.
Ancak beni en çok Çin’in patent politikası etkiledi.
Tekrarlıyayım: “2030 yılına kadar her 10.000 nüfus başına 16’dan 22’nin üzerine çıkması hedefleniyor. Bu, Çin’in önümüzdeki 20-30 yıla damgasını vuracak teknolojilerin fikri mülkiyetinde hakimiyetini sürdürmeyi amaçladığı anlamına geliyor.”
Çin sadece bugünü değil önümüzdeki yılları da bugünden şekillendirmeyi planlıyor… Ve çok sistemli bir biçimde ilerliyor.

