Suriye’deki gelişmeler, Orta-Doğu üzerine yapılan analizleri, yorumları ve tartışmaları iyice köpürttü.
Orta-Doğu deyince bir müddet sonra sahneye ister istemez Çin de giriyor.
ABD, Rusya ve Çin üçgeninde gelecek falı bakılıyor.
Ancak Asya Pasifik “denge ve dinamikleri” konuşulurken Türkiye’de ıskalanan bir aktör var: Hindistan…
Rusya, hem küresel hem bölgesel aktörlerin vazgeçilmez ortağı… Çin’i dengelemek için de Hindistan ile yakınlaşma peşinde…
Aynı şey ABD için de söz konusu…
İsrail-Hindistan ilişkileri de artarak sıcaklaşıyor.
Hatta Hindistan gerek ABD, gerek İsrail ile savunma sanayiinde ciddi ortaklığını derinleştiriyor…
Hindistan’ın desteğini kaybeden ülkeler yeni küresel dengelerde, özellikle de son bilek güreşinin yapılacağı Asya-Pasifik’te epeyce zorlanacak…
Medyascope’da deneyimli ve değerli iki büyükelçi Aydın Sezgin ile Fatih Ceylan yaptıkları haftalık YouTube programı ‘Monşer@Monşer’de uzun uzadıya konuya değindiler ve Hindistan konusundaki bilgi boşluğu zafiyetinin giderilmesi için ilgilenen herkese çağrı yaptılar.
———————————
Hindistan sadece uluslararası ilişkiler ya da siyaset bilimi açısından değil ekonomik performansı açısından da sürekli izlenmesi gereken bir dünya devi.
Şu anda Hindistan yaşadığı birçok olumsuzluğa rağmen ABD, Çin, Japonya ve Almanya’nın ardından dünyanın en büyük beşinci ekonomisi konumunda.
Geçen yıl başlarında Hindistan Maliye Bakanlığı, ülkenin 2024 mali yılında yüzde 7 ya da üzerinde büyümesini beklendiğini ve 2027 yılına kadar 5 trilyon dolarlık gayrisafi yurtiçi hasılasıyla dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi haline gelebileceklerini açıklamıştı.
Goldman Sachs’a göre ise Hindistan, 2075 yılına kadar sadece Japonya ve Almanya’yı değil, ABD’yi de geride bırakarak dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olmaya hazırlanıyor.
———————————
Ama bütün bu açıklamalara rağmen her şey öyle güllük gülistanlık da değil Hindistan için…
Hindistan’ın mali yılı 1 Nisan’da başlıyor ve 31 Mart’ta sona eriyor.
Her ne kadar Başbakan Narendra Modi hükümeti için 1,4 milyar nüfusuyla Hindistan’ın 2030 yılına kadar Almanya ve Japonya’yı geçerek dünyanın en büyük 3. ekonomisi olacağı esaslı bir propaganda vesilesi olsa da, 31 Mart’ta sona erecek mali yılda büyümenin %6,4’ü aşması beklenmiyor.
Kasım 2024’te resmi istatistikler, büyümenin 2024’ün ikinci çeyreğinde %5,4 olarak gerçekleştiğini ortaya koydu; bu, son yedi çeyreğin en düşük hızıydı.
2025 yılında gayri safi yurt içi hasılada (GSYİH) %7’lik bir artış bekleyen Hindistan, 2023-2024 mali yılında %8,2 oranında büyümüştü.
Büyümenin bu yıl yüzde 7’nin altında kalacak olması nisbi bir hayal kırıklığı yaratmış durumda… Çünkü Hindistan’da her yıl iş piyasasına taze giren 10 milyon kişi var ve bu emek arzını karşılamak için ülkenin en az yüzde 8 büyümesi gerekiyor.
———————————
Donald Trump’ın Beyaz Saray’da olması nedeniyle küresel ticaret koşullarının belirsiz hale gelmesi her tarafta olduğu gibi Hindistan’da da ekonomik zorlukları artırıyor.
Ancak uzmanlar epey bir zamandır sinsi sinsi seyreden ekonomik sıkıntıların şimdi gün yüzüne çıktığını iddia ediyorlar.
Yavaşlamanın 2016’da başladığını ve ekonominin son sekiz yılda art arda şoklar yaşadığının altını çiziyorlar.
2016 yılında hükümetin kirli parayla mücadele için yürürlüğe koyduğu sert tedbirler başarısızlıkla sonuçlanmış ve tarım dışındaki işlerin %80’ini temsil eden kayıt dışı sektörler çökmüş.
Daha sonra 2021’de ekonomi, COVID-19 salgınının ağır sillesiyle sarsılmış.
Bir bakmışlar Hindistan küresel ortalamanın iki katı kadar daralmış…
Yeniden yakalanan toparlanma muhteşem olmuş ama hükümetin büyük bir heyecanla başlattığı projelerin birçoğu beklenen sonuçları vermemiş.
———————————
Daha vahimi, kamu yatırımları düşüşte.
2020’de GSYİH’nın %4,7’sinden 2024’te %3,8’e gerilemiş.
Yabancı sermaye yatırımları keza…
2023’te yabancı sermaye yatırımları 28 milyar dolara gerilemiş. 2022 yılına kıyasla %43’lük bir düşüş. Görülmemiş bir başarısızlık olarak nitelenmekte…
Hindistan hükümetinin otoriter ve baskıcı yönetiminin devlete olan güveni sarstığı, yönetim zihniyetinin propaganda nedeniyle işlevsel yatırımlar yerine gösterişli yatırımları tercih etmesinin de bir handikap olduğu söyleniyor.
———————————–
Geçenlerde Le Monde Gazetesi, Hindistan üzerine çok geniş bir analiz yayınladı.
Yazı, ülkenin makro ekonomik göstergelerin resminini çektikten sonra konuyu “orta sınıflara” getiriyor.
“Hindistan’da büyüme yavaşlıyor, orta sınıf acı çekiyor” başlıklı analizde Carole Dieterich “Kalıcı enflasyondan ağır darbe alan Hintli hane halkı, ücretlerinin sabit kaldığını ve daha az tükettiğini gördü” tespitini yapıyor.
Ekonominin “omurgası” olan orta sınıfların Hindistan’daki durumunu şöyle anlatıyor:
“Son aylarda bir dizi ekonomik gösterge hayal kırıklığı ve yatırımcılar arasında da şüphe yaratmaya başladı.
Ekonominin omurgası olan orta sınıf ise sürekli kemer sıkıyor.
Yeni Delhi merkezli düşünce kuruluşu People Research on India’s Consumer Economy’ye göre yaklaşık 570 milyon insan Hindistan’da orta sınıf kategorisini oluşturuyor.
Bu insanlar Avrupa standartlarının çok uzağında, Hindistan’da 500 bin ila 3 milyon rupi veya 5.550 ila 33.300 euro arasında yıllık gelirle orta sınıfların çoğu istikrarsız bir yaşam yaşıyor.
Kalıcı enflasyondan darbe alan ve ağır gelir vergilerine maruz kalan orta sınıfın gelirleri sürekli geriliyor.
Hindistan’da tüketici fiyat endeksi %6 düzeyinde seyrediyor.
Orta sınıfları bunaltan gıda enflasyonunu ise Kasım 2024’te yüzde 9’a yükseldi…
Pek çok Hintli artık borca girerek yaşamaya çalışıyor.
Tüketim mallarından otomobile kadar tüm sektörlerde orta sınıfların harcamalarında düşüş görülüyor.
Öyle ki sosyal hareketliliğin sembolü olan küçük araba veya scooter satışlarında da düşüş kaydedildi.
Bu da şimdiye kadar korunaklı görünen büyük Hint şirketlerinin ekonomik performansına yansıyor.
Etkilenen şirketlerinden biri olan Nestlé Hindistan’ın başkanı Suresh Narayanan, Ekim 2024’te orta sınıfların durumuna dikkat çekti, ülkeyi uyardı.”
————————————
Dünyadaki rolü artarken Hindistan ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya: Eriyen orta sınıflar…
Orta sınıflar ülkelerin istikrar sigortasıdır.
Hindistan’ı yeterince konuşmayan Türkiye’de de orta sınıflar buharlaşıyor…
Halbuki “demokrasi, evrensel hukuk, sağlıklı bir parlamenter yapı, refah ve özgürlük istiyorsak yeni orta sınıfları çok daha fazla konuşmamız gerekiyor.”
Tabii 21. yüzyılda çok etkili olması beklenen Hindistan’ın stratejik konumunu da…
Hindistan’ı ıskalamak dış politikayı, orta sınıfları ıskalamak da iç politikayı ciddi biçimde etkiler çünkü…