Dünya Nüfusunun Dörtte Biri…

Bir iki hafta önce Güney Amerika Ortak Pazarı MERCOSUR ile Avrupa Birliği’nin 25 yıllık müzakerelerin ardından tarihi bir ticaret anlaşması imzalamasının önemini vurgulamaya çalışmıştım. Bu antlaşmayla, AB ile MERCOSUR üyesi olan Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay’ı kapsayan ve 700 milyondan fazla nüfusun yaşadığı bölgeler birbirine
bağlanmış oldu.

Bu şaşırtıcı ve çok etkileyici hamlenin sarsıcı etkileri geçmeden bu kez AB, 1.5 milyar nüfuslu Hindistan ile serbest ticaret antlaşması imzaladı. Antlaşma, AB Konseyi’nin onayının ardından imzalanacak ve Avrupa Parlamentosu’nun onayına sunulacak.

MERCOSUR üyesi ülkelerle Hindistan nüfusunun toplamı 2.2 milyarlık bir pazarı, dünya nüfusunun da dörtte birini oluşturuyor. AB bu iki yeni hamlesiyle dünyanın dörtte birini kapsayan koca bir pazara sahip oluyor.

Dünya şaşırtıcı bir deprem yaşarken AB de şaşırtıcı hamleler yapıyor. Üstelik bu hamleler sadece ekonomik değil çünkü AB, Hindistan ile bir de güvenlik ve savunma ortaklığı anlaşması imzaladı. Bir yandan Çin rekabetiyle başa çıkmaya uğraşan diğer yandan da ABD ile çok sıkıntılı bir süreç yaşayan AB’nin dünyanın dördüncü büyük ekonomisi olan Hindistan ile ilişkilerin çok boyutlu olarak geliştirilmesi dünya dengeleri açısından yeni bir durum ortaya koyuyor.

***

AB, dünyanın dörtte biri ile “gümrük birliğine” giderken Türkiye’nin ısrarlı taleplerine rağmen Gümrük Birliğini güncellemiyor. Nitekim geçen hafta DEİK, Türkiye-Avrupa İş
Konseyleri tarafından hazırlanan ve Türk iş dünyasının gümrük birliğinin güncellenmesini talep eden bir mektubu, 26 AB üyesi ülkenin iş konseyi başkanlarının imzalarıyla AB liderlerine gönderdi. Mektup, ilan olarak Financial Times’ta da yayımladı. İş adamları İstanbul’da “Türkiye-AB: Diyalogdan Aksiyona AB Liderlerine Açık Mektup Basın Buluşması” başlıklı bir basın toplantısı da düzenledi.

***

1990’ların dünyasına göre şekillenmiş olan Gümrük Birliği’nİn revize edilmemesi Türkiye açısından ciddi kayıplara yol açıyor. Örneğin, Türkiye AB’nin imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarına (STA) taraf olamıyor. AB’nin STA imzaladığı ülkelerin malları Gümrük Birliği nedeniyle Türkiye pazarına avantajlı koşullar ile ulaşırken, Türkiye’den ihraç edilen mallar
ilgili ülkelerin pazarlarında aynı imtiyazlara sahip bulunmuyor.

***

İş insanlarının yazdığı mektupta ve İstanbul’da düzenledikleri basın toplantısında, dünyanın 17. ekonomisi olan Türkiye’nin neden demokrasi kriterinde 102., Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 118. ve Yolsuzluk Algısı Endeksinde de 107. sırada olduğunu açıklayan tek bir cümle bile edilmedi.

Hatta uzun metinde ve konuşmalarda “demokrasi, hukuk, yolsuzluk” kelimeleri yer almadı.
Bol salçalı hamaset söz konusuydu. Prensipte AB kurumları da Türkiye ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin yararlı olacağını düşünüyorlar. Ancak Türkiye’nin yok saydığı kendi temel değerlerinin hayata geçirilmesini de şart koşuyorlar.

Antlaşmanın yenilenmesine onay verecek kurumlardan biri olan Avrupa Parlementosu, Gümrük Birliği’nin neden güncellenmediğini raporunda açıkça anlatıyor. Avrupa Parlementosu antlaşmanın yenilenmesi için Türkiye’nin “uluslararası hukuka saygı göstermesini”, “insan hakları ve temel özgürlüklere önem vermesini” ve “iyi komşuluk ilişkilerine riayet etmesini” istiyor.

Bunlar Gümrük Birliği’nin güncellenmesini isteyen iş insanlarının lügatında olmayan değerler. Ayrıca, en azından “görünürde” Türkiye’nin “tam üyelik” için AB ile müzakere sürecinde olduğunu da anımsatmak gerekir.

***

2026 yılının ikinci ayına başladığımız bu dönemde durum nedir?

AB’nin beklenmeyen ataklarla büyük güç kazanması, Türkiye’nin AB ile ilişkilerini sadece ekonomik ve askeri bir çerçeveye çekme çabaları ve iş dünyasının kendisi açısından en büyük güvence olan evrensel hukuka sırt dönmesi…

Gümrük Birliği’nin yenilenmesini iste ama demokrasi, hukuk, saydamlık isteme. Akla ihanet eden kurnazlıklar ülkesi Türkiye. 21. yüzyılın ikinci çeyreğine girerken dünyanın yeniden şekillendiğini göremiyor muyuz yoksa görüyor da aldırmıyor muyuz, bilmiyorum. Ama devasa yeni pazarların, yeni askeri ilişkilerin oluştuğu bu dünyada sadece Trump’a güvenerek yol alınamayacağını biliyorum.

Amerika bile Trump’la bir yere gidemiyor, biz Trump’la nereye gideceğiz?

Yeniden “değerli yalnızlığa” mı?

Mehmet Altan
Mehmet Altan
Mehmet Altan (d.1953) gazeteci, yazar ve akademisyen. İlk, orta ve yüksek öğrenimini İstanbul’da tamamladı. Yükseköğrenimi sırasında özel sektörde ve Türk Haberler Ajansında görev yaptı. 1979 yılında doktora yapmak için Fransa’ya gitti. Paris I. Pantheon Sorbonne Üniversitesinde, Türkiye-IMF ilişkilerini inceleyen çalışmasıyla 1980 yılında uzman, Türkiye’nin ABD ve SSCB ile ilişkilerini inceleyen teziyle de iktisat doktoru oldu. Doktora eğitimi sırasında çeşitli gazetelerde çalıştı, Cumhuriyet Gazetesinin Paris muhabiri olarak görev yaptı. 1984 yılında Türkiye’ye dönen Altan’ın 1985 yılında, Paris’teyken yazdığı denemeleri Kanatlı Karınca adlı kitapta topladı. Akademi Kitabevi Deneme Ödülünü alan bu kitaptan sonra, tezini kitaplaştırarak Süperler ve Türkiye Türkiye'de Amerikan ve Sovyet Yatırımları adıyla yayınlandı. Altan'ın, Türkiye’deki devlet kavramını irdelemeyi amaçladığı Marks’tan Sevgilerle adlı kitabının yanında, askeri darbelerin ekonomik nedenlerini incelediği Darbelerin Ekonomisi ve Türkiye’den yeryüzüne bakmaya çalıştığı edebi yazılarını içeren Matadorun Ölümü adlı kitapları da bulunmaktadır.

Diğer Yazılar

İlgili Yazılar

Verimlilik ve Siyaset

2024 yılında, Avrupa’nın rekabet gücü üzerine hazırlanan Draghi raporu, ABD'den daha yavaş büyüyen, inovasyona, dijital teknolojiye ve enerji...

Latin Amerika’da Hamle…

Ne kadar duyuldu bilmiyorum ama geçen hafta… Güney Amerika Ortak Pazarı MERCOSUR ile Avrupa Birliği, 25 yıllık müzakerelerin...

En Sert Kürek Çeken…

Maduro’nun başına gelenlerin hemen ertesinde İran ile yatıp kalkar olduk. Artık kimse “sıra İran’da mı?” diye sormuyor çünkü herkes...

Bir Yanım Venezuela Bir Yanım Silikon Vadisi

Kendi ülkesinde hukuku nişan tahtasına döndürmüş, halkını sefilleştirmiş bir zorba gece yarısı yabancı askerler tarafından derdest edilip yargılanmak...

“Mikroçipler, 21. yüzyılın petrolü” mü?

Le Monde Gazetesi geçen hafta “Mikroçipler, 21. yüzyılın petrolü” başlıklı beş gün süren çok çarpıcı bir yazı dizisi...

100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu?

En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak...

Dünya Çip Etrafında Dönüyor

ABD’nin yıllık üretiminin parasal değeri 29.2 trilyon dolar… 112 trilyon dolarlık toplam dünya üretiminin üçte birine yakın. Çin’in toplam...

Küresel Ticaret Trump’a Direniyor…

2025 yılı da bizi terk etmeye hazırlanıyor. Bu yılın bitmesiyle birlikte 21. yüzyılın ilk çeyreği de geride kalmış...

Büyü ve Büyüme

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 3. Çeyrek Büyüme rakamlarını açıkladı. Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, temmuz, ağustos ve eylül aylarını kapsayan...

Yeni Çağı Anlama Kılavuzu

Ekopolitik'e yazdığım “Köpük Mü, Balon Mu, Çağ Gerçeği mi?” başlıklı son yazımdan sonra yeni gelişmelere şahit olduk. Yatırımcıların bazı teknoloji...

Köpük Mü, Balon Mu, Çağ Gerçeği Mi?

Bir önceki “Yeni ekonomi-Eski ekonomi” başlıklı yazıyı şöyle bitirmiştim: “Çağ derinden değişiyor ve sosyal bilim olan ekonomiyi de yeniden...

Eski Ekonomi – Yeni Ekonomi

Öncelikle yaşarken tanık olduğumuz tarihsel bir gelişmenin altını çizmemiz gerekiyor. Teknolojik inovasyon için “olmazsa olmaz” çipleri üreten Kaliforniya merkezli Nvidia...

İktisat Eğitiminin Kayıp Kavramları

Ekopolitik Düşünce Merkezi çok önemli bir iş yaptı ve bir “Ekopolitik Akademi” kurdu. Ekopolitik Akademi’de farklı disiplinlerdeki derslerle birlikte...

21. Yüzyılın çilingiri…


Joseph Schumpeter, teknolojik yeniliği merkezi bir konuma oturtarak dünya kapitalist sistemini sorgulamış çok önemli bir iktisatçı… Teknolojik inovasyonun...

İç Barış – Dış Barış

NATO üyesi ülkelerin askeri bütçeleri, ortalama olarak toplamda gayri safi yurt içi hasılalarının yüzde 2’sine tekabül ediyor. Ancak birkaç ay...

Çin Robotları Burada, Türk Robotları Nerede?

Günlük gündemlerin peşine düşmek yerine, olup biteni bir bütün olarak anlamaya çalışınca karşınıza kaotik karmaşasıyla 21. Yüzyıl çıkıyor. 2....

Orta Sınıf Eriyor mu, Büyüyor Mu?

Orta sınıflar dünyanın bel kemiğidir. Zafiyete uğrarsa dünya da yamulur. Bu nedenle ‘orta sınıf’ kavramı yerküreyi okumakta önemli pusulalarımdan biridir… Ayrıca...

Çin Birleşik Devletleri

Yazı şöyle başlıyordu: “Amerikalılar farkında olsun ya da olmasın, Trump yönetimi Amerika Birleşik Devletleri'nde kapitalizmi kökten yeniden inşa etmeye...

ABD Bir Hukuk Devletidir

Bir önceki “Yapay Zekaya Trump Damgası” başlıklı yazıda 21. yüzyılın en belirleyici teknolojisi olan yapay zekaya Trump yönetiminin damga vurma çabalarından...

Yapay Zekaya Trump Damgası

Yapay zeka konusundaki gelişmeler Amerika’dan başlayarak bütün dünyada hızlanıyor. Geleceği belirleyeceği anlaşılan “yapay zekanın” sınırlarının nasıl oluşturulacağı tartışılırken...

Trump’ın Hayran Olduğu Siyasetçi

Trump her zamankinden de daha fazla gündemde… Dünya Trump’ın davranış şifrelerini çözmeye çalışıyor. İlkeli ve tutarlı bir davranış rehberi...