Çarşıda Dizel, Pazarda Helyum

BBC’ye bakarken haberlerin ilk sırasında dizel fiyatlarını gördüm.

Dizel ne, bizim mazot…

Ardından da New York Times’da “Dizel, tüketiciler için benzinden daha büyük bir sorun” başlıklı kapsamlı bir yazıya rastladım.

Tabii en başta taşımacılık geliyor… Örneğin, ABD’de “elektrikli araç filolularına” rastlansa da ticari kamyonların yüzde 75’i hala dizel motor kullanmakta… Bu kamyonların her biri haftada 300 galon veya daha fazla yakıt tüketiyor ve bunun maliyeti şu anda yaklaşık 2.000 dolar.

Cuma günü ABD’de bir galon dizelin ortalama maliyeti 5,38 dolardı; bu da savaşın başlangıcından bu yana yaklaşık yüzde 45’lik bir artış anlamına geliyor.
Sade taşımacılık mı, tarım sektörünün mazota bağımlılığı da çok yüksek… Tarım sektörü de traktör ve biçerdöverleri çalıştırmak da dizel yakıta bağımlı.

***

Tarım ve ulaşım için dizelin fiyatının artmasıyla birlikte birçok malın ve hizmetin fiyatı da yükselmeye başlayacak.

Örneğin ABD Posta Servisi, 26 Nisan’dan itibaren paketlere geçici olarak yüzde 8’lik bir ek ücret uygulamayı planladığını şimdiden açıkladı.

Gene de tarım ürünlerinin bu artışları ilk yansıtan ürünler olması muhtemel ve doğal olarak ardından gıda ürünleri gelecek.

Tüm bunlar, ekonomilerin hane halkı bütçelerini zaten olumsuz etkilediği bir dönemde yaşanıyor.

Ne olacak ise sabit gelirlilere daha fazla olacak. Mütevazı bütçelerinin çok daha büyük bir bölümünü gıdaya harcayan düşük gelirli tüketiciler biraz daha nefessiz kalacak.

Ayrıca mevcut durum devam ederse fiyatlar artarken teslimat da aksayacak.

Bugüne kadar yaşananlar, gıda fiyatlarındaki artışların genellikle dizel fiyatlarındaki artıştan üç ay sonra geldiğini gösteriyor.

Pahalılık, enflasyon…

Çile bitmiyor.

***

Tarım, ulaşım, gıda…

Peki ya sanayi?

Dizel fiyatlarındaki artış sanayi için de en temel sorun… Çünkü dizel birçok temel endüstrinin enerji kaynağı.

Madencilik… Kimya sanayii… Tekstil…

Çoğunda enerji kaynağı mazot.

Tabloya bakınca Trans-Atlantik’te neden dizel ilk sırada sahne alıyor hemen anlaşılmakta.

***

Enerji fiyatlarını doğrudan etkileyen Ortadoğu’daki savaş belası dalga dalga hayatın tümünü sarsıcı biçimde etkiliyor.

Mazot fiyatının yükselmesi tarım sektörü için tek sorun değil… Temel girdi olan gübre sorunu da patlak veriyor. Çünkü gübre çoğunlukla doğal gaz kullanılarak üretiliyor.

Orta Doğu, Rusya’dan sonra gübrenin küresel üretiminde ikinci sırada yer alıyor. Dünya gübresinin neredeyse üçte biri Hürmüz Boğazı üzerinden sevk ediliyor.

Gübrenin bulunamama ihtimali çok konuşuluyor.

Dünya Ticaret Örgütü Genel Direktörü Ngozi Okonjo-Iweala, Perşembe günü Kamerun’da düzenlenen bir konferansın açılış konuşmasında, çatışmanın, hükümetlerin zaten jeopolitik ve ticari gerilimlerin yanı sıra iklim baskılarıyla da mücadele ettiği bir dönemde “enerji, gübre ve gıda ticaretini istikrarsızlaştırdığını” söyledi.

“Dünya ticaret sisteminin son 80 yılın en büyük aksamalarını yaşadığı bir sır değil,” diye de ekledi.

***

Fiyatların artması tabii ki birincil problem…
Ama bu savaş aynı zamanda ticareti de tıkıyor.

Bu da diğer sorunlar kadar önemli.
Çünkü ticaretteki tıkanıklıklar, Ortadoğu’ya bağımlı diğer önemli sektörler için de tedarik sıkıntısı tehdidi oluşturuyor.

Bu tedarik sıkıntısı en çok da 21. yüzyılın hücre taşı olan “yarı iletkenlerin” üretimini tehdit ediyor.

Türkiye’de uzak ara bile gündemde yer bulamasa da dünya, Ortadoğu krizi ile birlikte yarı iletkenlerin üretimi için gerekli olan “helyum”u da büyük bir sorun olarak algılıyor.

Katar önemli bir helyum tedarikçisi. Doğalgaz işleme sürecinin bir yan ürünü olan helyum, ağırlıklı olarak Amerika Birleşik Devletleri ve Katar’da üretiliyor.

Katar’daki üretimin bu ay durdurulması, küresel arzın yaklaşık üçte birini şimdiden kesintiye uğrattı bile.

Geçen hafta İran’ın Katar’ın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz tesisine saldırması ve helyum üretim hatlarına zarar vermesiyle durum daha da kötüleşti; uzmanlara göre hatların yeniden inşası yıllar sürebilir.

***

Çip ve helyum…

Bu konu, üzerinde biraz daha fazla durmayı gerektiriyor.

Financial Times’ın geçenlerde uyardığı gibi, yarı iletkenler için girdiler de dahil olmak üzere her şeyin daha yüksek maliyeti, Amerikan ekonomisini ayakta tutan yapay zeka balonunu patlatabilir.

Helyum o girdilerin en başında yer alıyor.

Helyum, kokusuz, renksiz ve havadan daha hafif bir gaz.

Helyumu biz nereden biliriz? Kapadokya’daki uçan balonlardan… Helyum en çok balonları havada tutmasıyla biliniyor çünkü…

Halbuki endüstriyel kullanımları çok daha büyük önem taşıyor.

Dünyanın en soğuk sıvısı olarak, MR cihazlarındaki süper iletken mıknatısları da soğutuyor örneğin.

Helyum kıtlığı, çip üretiminin çok ötesine uzanarak bilimsel araştırmalardan uzay yolculuğuna kadar her şeyi etkileyebilir.

***

Helyum neden bilgisayar çiplerinin üretiminin vazgeçilmezi?

Yarı iletken şirketleri, çip üretiminin birçok aşamasında helyuma ihtiyaç duyuyor. Karmaşık makineler ince silikon levhalar üzerine minik devreler işlerken, helyum doğru sıcaklığı korumak için levhaları alttan soğutuyor.

Levhalar kimyasallarla yıkandıktan sonra, zehirli kalıntıları temizlemek için helyum kullanılıyor.
New-York Times’a bilgi veren uzmanlar, yarı iletken endüstrisinin bu kıtlığı hissetmesinin haftalar veya aylar sürebileceğini… Çip şirketlerinin, depolanmış olan ve Ortadoğu’daki savaş başladığında Asya’ya doğru yola çıkmış bulunan helyumla bir süre idare edebileceğini söylüyor.

Ancak asıl soru, ABD-İsrail askeri harekatının geçen ay başlamasından bu yana tankerlere fiilen kapatılan Hürmüz Boğazı’ndan kaçınmak için tüm küresel helyum ticaretinin yeniden düzenlenmesi sırasında mevcut arzın bu açığı kapatıp kapatamayacağı…

Çip üreticileri yapay zekâya yönelik doymak bilmeyen talebi karşılamak için yarışırken, bunu başarabilmeleri kısmen gaz tedarikçilerinin yeterli helyum temin edebilmelerine bağlı.

***

Bizim gündemimiz çok farklı…

Adeta dünyaya kapalı.

O nedenle yarı iletken, çip üretimi, helyum filan da bize ırak…

Ama bunlar çağın çok ciddi bir sorunları.

Kısacası burnumuzun dibindeki savaş her şeyi olduğu gibi yarınımızı da tehdit ediyor.

Mehmet Altan
Mehmet Altan
Mehmet Altan (d.1953) gazeteci, yazar ve akademisyen. İlk, orta ve yüksek öğrenimini İstanbul’da tamamladı. Yükseköğrenimi sırasında özel sektörde ve Türk Haberler Ajansında görev yaptı. 1979 yılında doktora yapmak için Fransa’ya gitti. Paris I. Pantheon Sorbonne Üniversitesinde, Türkiye-IMF ilişkilerini inceleyen çalışmasıyla 1980 yılında uzman, Türkiye’nin ABD ve SSCB ile ilişkilerini inceleyen teziyle de iktisat doktoru oldu. Doktora eğitimi sırasında çeşitli gazetelerde çalıştı, Cumhuriyet Gazetesinin Paris muhabiri olarak görev yaptı. 1984 yılında Türkiye’ye dönen Altan’ın 1985 yılında, Paris’teyken yazdığı denemeleri Kanatlı Karınca adlı kitapta topladı. Akademi Kitabevi Deneme Ödülünü alan bu kitaptan sonra, tezini kitaplaştırarak Süperler ve Türkiye Türkiye'de Amerikan ve Sovyet Yatırımları adıyla yayınlandı. Altan'ın, Türkiye’deki devlet kavramını irdelemeyi amaçladığı Marks’tan Sevgilerle adlı kitabının yanında, askeri darbelerin ekonomik nedenlerini incelediği Darbelerin Ekonomisi ve Türkiye’den yeryüzüne bakmaya çalıştığı edebi yazılarını içeren Matadorun Ölümü adlı kitapları da bulunmaktadır.

Diğer Yazılar

İlgili Yazılar

2026 Yılını İran Mı Yoksa Çin Mi Belirleyecek?

Bugün Ortadoğu’daki savaşın 26. günü… Şimdilik somut olan, insanların ölmeye devam ettiği, kentlerin harap olduğu, petrol fiyatlarının yükseldiği… Bir de...

1973 Krizi ve Hürmüz Boğazı

Bugün Ortadoğu’daki savaşın 17. günü. Cumartesi günü ABD, İran’ın Hark adasındaki askeri tesisleri yerle bir etti ama petrol tesislerine...

Çin De Tayvan’ı İşgal Ederse…

Amerika’daki tartışmalarını izliyorsanız, tek konunun Ortadoğu ve petrol olmadığını görüyorsunuz. ABD yönetimi için “yarı iletkenler”in üretimi, Tayvan ve Çin...

İran Petrolü Norveç’te Olsaydı…

Önce ABD ve İsrail’in saldırısına hedef olan İran’a bakalım. İran’da da önce ekonomiye bakalım. Dünya Bankası’na göre İran, petrole aşırı...

İnsanlık Tarihinin En Büyük Altyapı Yatırımı

“İnsanlık Tarihinin En Büyük Altyapı Yatırımı” lafını kim söylüyor? Jensen Huang… Jensen Huang kim? 63 yaşında Amerikalı iş insanı, elektrik mühendisi,...

Vietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu?

Ekopolitik Düşünce Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Arıtürk ve Genel Sekreter Bilgehan Uçak, Ekopolitik’i bir yandan da adeta...

Kleptokrasi- “Hırsız Yönetim”

Anne Applebaum, 62 yaşında Amerikalı bir gazeteci ve tarihçi. Birçok kitabın da yazarı. Geçen yıl yayınlanan “Otokrasiler” adlı son...

Dünya Nüfusunun Dörtte Biri…

Bir iki hafta önce Güney Amerika Ortak Pazarı MERCOSUR ile Avrupa Birliği’nin 25 yıllık müzakerelerin ardından tarihi bir...

Verimlilik ve Siyaset

2024 yılında, Avrupa’nın rekabet gücü üzerine hazırlanan Draghi raporu, ABD'den daha yavaş büyüyen, inovasyona, dijital teknolojiye ve enerji...

Latin Amerika’da Hamle…

Ne kadar duyuldu bilmiyorum ama geçen hafta… Güney Amerika Ortak Pazarı MERCOSUR ile Avrupa Birliği, 25 yıllık müzakerelerin...

En Sert Kürek Çeken…

Maduro’nun başına gelenlerin hemen ertesinde İran ile yatıp kalkar olduk. Artık kimse “sıra İran’da mı?” diye sormuyor çünkü herkes...

Bir Yanım Venezuela Bir Yanım Silikon Vadisi

Kendi ülkesinde hukuku nişan tahtasına döndürmüş, halkını sefilleştirmiş bir zorba gece yarısı yabancı askerler tarafından derdest edilip yargılanmak...

“Mikroçipler, 21. yüzyılın petrolü” mü?

Le Monde Gazetesi geçen hafta “Mikroçipler, 21. yüzyılın petrolü” başlıklı beş gün süren çok çarpıcı bir yazı dizisi...

100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu?

En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak...

Dünya Çip Etrafında Dönüyor

ABD’nin yıllık üretiminin parasal değeri 29.2 trilyon dolar… 112 trilyon dolarlık toplam dünya üretiminin üçte birine yakın. Çin’in toplam...

Küresel Ticaret Trump’a Direniyor…

2025 yılı da bizi terk etmeye hazırlanıyor. Bu yılın bitmesiyle birlikte 21. yüzyılın ilk çeyreği de geride kalmış...

Büyü ve Büyüme

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 3. Çeyrek Büyüme rakamlarını açıkladı. Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, temmuz, ağustos ve eylül aylarını kapsayan...

Yeni Çağı Anlama Kılavuzu

Ekopolitik'e yazdığım “Köpük Mü, Balon Mu, Çağ Gerçeği mi?” başlıklı son yazımdan sonra yeni gelişmelere şahit olduk. Yatırımcıların bazı teknoloji...

Köpük Mü, Balon Mu, Çağ Gerçeği Mi?

Bir önceki “Yeni ekonomi-Eski ekonomi” başlıklı yazıyı şöyle bitirmiştim: “Çağ derinden değişiyor ve sosyal bilim olan ekonomiyi de yeniden...

Eski Ekonomi – Yeni Ekonomi

Öncelikle yaşarken tanık olduğumuz tarihsel bir gelişmenin altını çizmemiz gerekiyor. Teknolojik inovasyon için “olmazsa olmaz” çipleri üreten Kaliforniya merkezli Nvidia...

İktisat Eğitiminin Kayıp Kavramları

Ekopolitik Düşünce Merkezi çok önemli bir iş yaptı ve bir “Ekopolitik Akademi” kurdu. Ekopolitik Akademi’de farklı disiplinlerdeki derslerle birlikte...