En Sert Kürek Çeken…

Maduro’nun başına gelenlerin hemen ertesinde İran ile yatıp kalkar olduk.

Artık kimse “sıra İran’da mı?” diye sormuyor çünkü herkes sıranın İran’da olduğuna inanıyor.

Trump ise tam gaz dünyayı, özellikle de Grönland’ı tehdide devam ediyor.

Parçaları birleştirince de ortaya hep aynı net resim çıkıyor, ABD – Çin rekabeti…. 21. yüzyıl’ın patronluk kavgası.

***

Çok değil, yaklaşık dört ay önce, Vladimir Putin ve Narendra Modi’nin de aralarında bulunduğu yirmiye yakın lideri ağırlayan Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Tianjin zirvesinde Çin’i yeni bir Batı karşıtı düzenin merkezine yerleştirmişti.

Pekin’e 150 kilometre uzaklıktaki uçsuz bucaksız liman kenti Tianjin, Çin’in 2 gün boyunca dünya düzenini Batı’nın aleyhine yeniden çizme çabalarına sahne olmuştu.

Baskılı bir polis gücü caddeleri trafiğe kapatmış, resmi limuzinler boş caddelerde dolanmış, sokak lambalarına teker teker Çince, Rusça ve İngilizce “Kazan-kazan iş birliği için Tianjin’de buluşun!” yazılı pankartlar asılmıştı.

15 milyonluk bir nüfusa sahip Tianjin şehrinde düzenlenen zirve, başlangıçta Orta Asya’da bölgesel bir forum olan Şanghay İşbirliği Örgütü’nün (ŞİÖ) üye ülkelerinin bir araya geldiği bir toplantıydı; ancak daha önce Mısır’dan Malezya’ya kadar bu kadar çok gözlemci devleti ağırlamamıştı.

Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadyr Japarov, Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Xi Jinping ve eşi ve Kazakistan Devlet Başkanı Kasım-Jomart Tokayev, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Belaruslu diktatör Alexander Lukaşenko, gerillaların ülkesinde daha fazla ilerlemesini engellemek için Çin baskısına ihtiyaç duyan Burma cunta lideri Min Aung Hlaing… Hepsi oradaydılar.

***

Belirsizleşen bir ortamda Çin’i bir istikrar merkezi haline getirmeyi hedefleyen Xi Jinping, zirveyi, ABD ve Avrupalıların benimsediği norm ve değerlerden “uzaklaşma ihtiyacı” hakkında bir mesaj vermek için bir platform olarak kullandı.

ABD ile Çin, asrın hegemonik kavgasında birbirlerine karşı sürekli hamleler yapıyorlar.

Pekin “Güney’in tüm güçlerini küresel olarak birleştirmek” istiyor. Çin uzmanları bu stratejiye özellikle dikkat çekiyor. Onlara göre verilen mesaj, potansiyel olarak Batı’dan daha güçlü olabilecek ortak bir ses etrafında birleşen küresel bir Güney.

Çin ayrıca Rusya, İran ve Kuzey Kore ile şu anda çok iyi ilişkiler içinde olduğunu vurgulamaya özen gösteriyor. Bu bağlamda, çok gündemde ve hedefte olan İran’ın petrol ihracatının yüzde 90’ını Çin’e yaptığını da bir kez daha hatırlatmak gerek.

Yoğun bir siyasi sürecin başlangıcı olarak tasarlandığı anlaşılan ve gövde gösterisine dönüşen toplantı, 2. Dünya Savaşı’nın sona ermesinin ve Japonya’nın teslim olmasının 80. yıldönümü olan 3 Eylül’de düzenlenen büyük bir askerî geçit töreniyle sona erdi.

Çin’in amacı, Batı tarafından geçersiz kılındığına inandığı “tarihi” yeniden yorumlama arzusuyla orantılı olarak, ordusunun ve rejiminin gücünü somut bir şekilde göstermekti.

Nitekim, Xi devasa bir konferans merkezinde düzenlenen görkemli ziyafetin açılış konuşmasında, “Yüzyılı belirleyecek dönüşüm şu anda dünyada hızlanıyor ve istikrarsızlık, belirsizlik ve öngörülemezlik faktörlerinde belirgin bir artış yaşanıyor” dedikten sonra ilave etti:

“Çinlilerin dediği gibi, ‘100 gemilik bir yarışta, en sert kürek çeken’ kazanır.”

***

Venezuela ile başlayan ve Çin’in tüm enerji kaynaklarını, hukuku dışlayan kaba bir güç ile kesmeyi hedefleyen “Trump Dünya Düzeni” dünyada bir dehşet havası yarattı.

Çin ise Amerika’nın bir zorbaya dönüştüğü bir dönemde, tedirgin ülkelerle işbirliği yaparak kendi liderliğini oluşturmaya uğraşıyor.

Çin’deki zirve, bu çabanın çok açık bir şekilde ortaya çıktığı bir toplantı oldu.

Trump’ın aklına estikçe gümrük vergilerini artırması, canının istediği yere saldırması, ülkeleri tehdit edip korkutması, Çin’e bir fırsat gibi gözüküyor anlaşılan.

O da çabalarını artırıyor. Çin Devlet Başkanı, zaten kendi stratejilerini bir atasözü ile ortaya koymuştu:

“100 gemilik bir yarışta, en sert kürek çeken kazanır.”

Sert kürek çekenlerin arttığı bu yarışta bence en tedirgin edici gerçek, zorbalar ve zorbalıklar yarışırken liderlik yarışına adaylığını koyan demokrat bir ülke olmaması.

Belki Avrupa, olup biteni iyi değerlendirip, kendisini ve demokrasiyi korumak için demokratik bir cephe oluşturur.

Yoksa dünyanın geleceği, “Çin mi yoksa Amerika mı” gibi ürkütücü bir sorunun çengeline asılı kalacak.

Mehmet Altan
Mehmet Altan
Mehmet Altan (d.1953) gazeteci, yazar ve akademisyen. İlk, orta ve yüksek öğrenimini İstanbul’da tamamladı. Yükseköğrenimi sırasında özel sektörde ve Türk Haberler Ajansında görev yaptı. 1979 yılında doktora yapmak için Fransa’ya gitti. Paris I. Pantheon Sorbonne Üniversitesinde, Türkiye-IMF ilişkilerini inceleyen çalışmasıyla 1980 yılında uzman, Türkiye’nin ABD ve SSCB ile ilişkilerini inceleyen teziyle de iktisat doktoru oldu. Doktora eğitimi sırasında çeşitli gazetelerde çalıştı, Cumhuriyet Gazetesinin Paris muhabiri olarak görev yaptı. 1984 yılında Türkiye’ye dönen Altan’ın 1985 yılında, Paris’teyken yazdığı denemeleri Kanatlı Karınca adlı kitapta topladı. Akademi Kitabevi Deneme Ödülünü alan bu kitaptan sonra, tezini kitaplaştırarak Süperler ve Türkiye Türkiye'de Amerikan ve Sovyet Yatırımları adıyla yayınlandı. Altan'ın, Türkiye’deki devlet kavramını irdelemeyi amaçladığı Marks’tan Sevgilerle adlı kitabının yanında, askeri darbelerin ekonomik nedenlerini incelediği Darbelerin Ekonomisi ve Türkiye’den yeryüzüne bakmaya çalıştığı edebi yazılarını içeren Matadorun Ölümü adlı kitapları da bulunmaktadır.

Diğer Yazılar

İlgili Yazılar

Bir Yanım Venezuela Bir Yanım Silikon Vadisi

Kendi ülkesinde hukuku nişan tahtasına döndürmüş, halkını sefilleştirmiş bir zorba gece yarısı yabancı askerler tarafından derdest edilip yargılanmak...

“Mikroçipler, 21. yüzyılın petrolü” mü?

Le Monde Gazetesi geçen hafta “Mikroçipler, 21. yüzyılın petrolü” başlıklı beş gün süren çok çarpıcı bir yazı dizisi...

100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu?

En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak...

Dünya Çip Etrafında Dönüyor

ABD’nin yıllık üretiminin parasal değeri 29.2 trilyon dolar… 112 trilyon dolarlık toplam dünya üretiminin üçte birine yakın. Çin’in toplam...

Küresel Ticaret Trump’a Direniyor…

2025 yılı da bizi terk etmeye hazırlanıyor. Bu yılın bitmesiyle birlikte 21. yüzyılın ilk çeyreği de geride kalmış...

Büyü ve Büyüme

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 3. Çeyrek Büyüme rakamlarını açıkladı. Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, temmuz, ağustos ve eylül aylarını kapsayan...

Yeni Çağı Anlama Kılavuzu

Ekopolitik'e yazdığım “Köpük Mü, Balon Mu, Çağ Gerçeği mi?” başlıklı son yazımdan sonra yeni gelişmelere şahit olduk. Yatırımcıların bazı teknoloji...

Köpük Mü, Balon Mu, Çağ Gerçeği Mi?

Bir önceki “Yeni ekonomi-Eski ekonomi” başlıklı yazıyı şöyle bitirmiştim: “Çağ derinden değişiyor ve sosyal bilim olan ekonomiyi de yeniden...

Eski Ekonomi – Yeni Ekonomi

Öncelikle yaşarken tanık olduğumuz tarihsel bir gelişmenin altını çizmemiz gerekiyor. Teknolojik inovasyon için “olmazsa olmaz” çipleri üreten Kaliforniya merkezli Nvidia...

İktisat Eğitiminin Kayıp Kavramları

Ekopolitik Düşünce Merkezi çok önemli bir iş yaptı ve bir “Ekopolitik Akademi” kurdu. Ekopolitik Akademi’de farklı disiplinlerdeki derslerle birlikte...

21. Yüzyılın çilingiri…


Joseph Schumpeter, teknolojik yeniliği merkezi bir konuma oturtarak dünya kapitalist sistemini sorgulamış çok önemli bir iktisatçı… Teknolojik inovasyonun...

İç Barış – Dış Barış

NATO üyesi ülkelerin askeri bütçeleri, ortalama olarak toplamda gayri safi yurt içi hasılalarının yüzde 2’sine tekabül ediyor. Ancak birkaç ay...

Çin Robotları Burada, Türk Robotları Nerede?

Günlük gündemlerin peşine düşmek yerine, olup biteni bir bütün olarak anlamaya çalışınca karşınıza kaotik karmaşasıyla 21. Yüzyıl çıkıyor. 2....

Orta Sınıf Eriyor mu, Büyüyor Mu?

Orta sınıflar dünyanın bel kemiğidir. Zafiyete uğrarsa dünya da yamulur. Bu nedenle ‘orta sınıf’ kavramı yerküreyi okumakta önemli pusulalarımdan biridir… Ayrıca...

Çin Birleşik Devletleri

Yazı şöyle başlıyordu: “Amerikalılar farkında olsun ya da olmasın, Trump yönetimi Amerika Birleşik Devletleri'nde kapitalizmi kökten yeniden inşa etmeye...

ABD Bir Hukuk Devletidir

Bir önceki “Yapay Zekaya Trump Damgası” başlıklı yazıda 21. yüzyılın en belirleyici teknolojisi olan yapay zekaya Trump yönetiminin damga vurma çabalarından...

Yapay Zekaya Trump Damgası

Yapay zeka konusundaki gelişmeler Amerika’dan başlayarak bütün dünyada hızlanıyor. Geleceği belirleyeceği anlaşılan “yapay zekanın” sınırlarının nasıl oluşturulacağı tartışılırken...

Trump’ın Hayran Olduğu Siyasetçi

Trump her zamankinden de daha fazla gündemde… Dünya Trump’ın davranış şifrelerini çözmeye çalışıyor. İlkeli ve tutarlı bir davranış rehberi...

Avrupa’yı Kavuran Tartışma: Miras

2025 yılına gelindiğinde, gelişmiş ekonomilerdeki insanların yaklaşık 6 trilyon dolar bir miras birikimine sahip olduğu hesaplanmakta, Bu, ilgili ülkelerin...

Orta Teknoloji Tuzağı

36 yaşındaki Antonin Bergeaud ekonomik büyüme, inovasyon ve teknolojik değişimin ekonomi ve işgücü piyasası üzerindeki etkileri konusunda uzmanlaşmış...

Gerçek Bir Rektör Konuşuyor…

Ben sektirmeden peşindeyim… Bilmem siz izliyor musunuz… Ya da izlemeye gerek duyuyor musunuz… Sırbistan yedi aydır yığınsal protestolarla sarsılıyor. Geçtiğimiz 28 Haziran...