Bir Acayip Anlaşma

28 Şubat’ta ABD ve İsrail ikilisinin saldırılarıyla başlayan ikinci İran savaşında 107 gün sonra ABD ile İran arasında varılan mutabakat ile şimdilik ateşkes sağlandı. Böylece sadece taraflar değil, fakiriyle zenginiyle tüm dünya rahat bir nefes aldı. Trump’ın 79. doğum gününde önce elektronik ortamda imzalanan 14 maddelik mutabakat muhtırası (MM) Trump tarafından 18 Haziran’da G-7 Zirvesi için gittiği Paris’teki tarihi Versaille Sarayında ıslak imzaya dönüştürüldü. İran’ın imzaladığını ise Cumhurbaşkanı Pezeskiyan’ın MM’nin imzalı bir nüshasını elinde tutarak çektirdiği fotoğraftan öğrendik.

Tarafların bir masa etrafında oturarak müzakere etmeden, birbirlerinin ellerini sıkmadan imzalanan ilk diplomatik belge olarak tarihe geçen MM’nin müzakereler için öngörülen 60 günlük sürenin sonunda bir barış anlaşmasına dönüşüp dönüşmeyeceği belirsiz. Taraflar arasındaki güvensizlik had safhada. Savaşın başladığı günden bu yana “55 kez barışa çok yakınız”, 38 kez de “İran’ı yerle bir edeceğiz” diyen Trump’ın ABD’sine güvenmeyen İran Heyeti geçtiğimiz Pazar günü İsviçre’nin Luzern gölü kıyısındaki şirin tatil kasabası Bürgenstock’ta başlayan müzakerelerin açılışında ABD Başkan Yardımcısı Vance ile aynı karede görüntü vermek istemedi. İran tarafı MM’yi imzalamayan İsrail’in Lübnan’daki ateşkese uyacağına ilişkin somut güvenceler görmek istiyor. Gerçi sözüne güvenirlilik açısından İran’ın da sicilinin çok parlak olduğu söylenemez. Hürmüz Boğazı iki günde bir açılıp kapanmaktan yakında yalama olacak.

Savaşı kim kazandı?

ABD savaşa başlarken öngördüğü hedeflerden hemen hemen hiçbirine ulaşamadı. Değiştirmek istediği Molla rejimi, ruhani lideri öldürülmesine karşın dimdik ayakta duruyor. Nükleer silah yapımı için gerekli uranyum zenginleştirme kapasitesinin tamamen yok edilip edilmediği o kadar net değil. Balistik füze yeteneğinin zarar görmediği ardı ardına fırlatılan füzelerden belli oluyor. İran’ın bölgedeki vekil güçlerle temasları da kesintisiz devam ediyor.
Yorumcuların çoğunun kazanan taraf olarak ilan ettiği İran’ın ise kayıpları çok büyük. ABD’nin 107 gündeki 13 can kaybına karşın İran aralarında 68 kız öğrencinin de yer aldığı 3468 şehit vermiş. Altyapısı ve sanayi tesislerinin uğradığı tahribatın mali boyutu savaş tahribatı olarak vaad edilen 300 milyar doların çok üstünde. Hürmüz Boğazına uygulanan abluka nedeniyle petrol ihracatındaki düşüş zaten can çekişen ekonomiye büyük bir darbe daha vurmuş durumda.

Ağa ile maraba hikayesi

Ağa ile marabası arasındaki hikayeyi bilirsiniz. Hatırlamayanlar için ayrıntılarına girmeden kısaca özetleyeyim. Ağa ile marabası şehre giderken yolda gördükleri bir hayvan pisliğini yemesi karşılığında Ağa bindikleri at arabasını marabaya satar. Köye dönerken sonra da pişman olup yol üzerinde arta kalan kurumuş pisliği yiyerek arabasını geri alır. Günün sonunda maraba ağasına dönerek “Peki ağam ne değişti? Neticede araba sen de kalacaktı da biz b.ku niye yedik” diye sorar.

ABD-İran savaşı da bir parça ağa ile marabası arasındaki hikayeye benziyor.

İsrail savaşın sona ermesinden memnun değil

İsrail, ABD’nin İran ile imzaladığı MM’den hoşnut değil. ABD ile İsrail arasında özellikle Lübnan sahasında yaşanan görüş ayrılıkları kamuoyuna da yansıyan bir gerginliğe yol açıyor. Gerginliğin temelinde ise çıkar çatışması yatıyor. Trump Kasım ayında yapılacak ara seçimlerden Kongrede çoğunluğu kaybedebileceği bir yenilgi ile çıkmak istemiyor. Bu nedenle bir an önce savaşa son vererek piyasaları rahatlatmaktan yana. Netanyahu’nun Başbakanlığını yaptığı İsrail’deki koalisyon Hükümeti 125 sandelyeli Knesset’te 4 milletvekili fazlası ile ayakta durabiliyor. Kamuoyu yoklamalarında halen Netenyahu önde görünüyor. Ancak İsrai’lin istemediği bir barışa zorlanması Netanyahu’ya iktidarı kaybettirebilir. Başbakanlığı kaybettiği takdirde Netenyahu aleyhinde isnat edilen üç ayrı suçtan yargılanacak. Bu bakımdan savaşın devam etmesi Netanyahu için bir hayat memat meselesi.

Pakistan’ın diplomatik başarısı

Tüm bu gelişmelerden bir kazançlı çıkan varsa, hiç şüphesiz o da Pakistan. Geçen yıla kadar “Başarısız Ülke” olarak nitelendirilerek kimsenin yüz vermediği Pakistan Başbakanıyla, Genelkurmay Başkanıyla uluslararası gündemin ön sıralarında. Pakistan gerçekten de Katar ile birlikte iyi iş çıkardı. Ama imzalanan MM pamuk ipliğine bağlı. Her iki tarafta da süreci baltalamak isteyenler var.

Umarım sonuçta verilen emekler boşa çıkmaz.

Hasan Göğüş
Hasan Göğüş
Hasan Göğüş,1953 yılında Gaziantep’te doğdu. 1976 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu. 1977’de Dışişleri Bakanlığına girerek diplomatik kariyerine başladı. Yurtdışında sırasıyla Yeni Delhi Büyükelçiliği’nde ikinci katip, Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi Türkiye Daimi Temsilciliği’nde başkatip, Londra Büyükelçiliği’nde müsteşar, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Türkiye Daimi Temsilciliği’nde Daimi Temsilci Yardımcısı olarak çalıştı. Dışişleri Bakanlığı merkez teşkilatında Müşterek Güvenlik İşleri, Savunma Anlaşmaları ve Uygulama dairelerinde ikinci katiplik, Müsteşar Özel Kalem Müdürlüğü, Bağımsız Devletler Topluluğu Genel Müdürlüğünde Orta Asya Daire Başkanlığı, Silahların Kontrolü ve Silahsızlanma Genel Müdür Yardımcılığı, Çok Taraflı Siyasi İşler Genel Müdürlüğü, Avrupa Birliği ve Avrupa Ülkeleriyle İkili İlişkilerden Sorumlu Müsteşar Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Merkezdeki son görevi sırasında Türkiye-Hollanda ilişkilerine katkılarından dolayı Hollanda Kraliçesi Beatrix tarafından “Oranje Nassau” nişanı ile ödüllendirildi. Büyükelçi sıfatıyla Türkiye’yi sırasıyla Hindistan (Nepal, Sri Lanka ve Maldivler’e akredite olarak), Yunanistan, Avusturya ve Portekiz’de temsil etti. 2018 yılında Dışişleri Bakanlığı’ndan emekliye ayrılan Hasan Göğüş, halen merkezi Roma’da bulunan Uluslararası Kalkınma Hukuku Örgütü Danışma Konseyi Başkanı ve OKAN Üniversitesi Mütevelli heyeti üyesi olarak görev yapıyor. 2021 yılı başından bu yana da çeşitli mecralarda dış politika konusunda köşe yazıları yazıyor. Hasan Göğüş’ün ayrıca 42 yıllık meslek anılarını derlediği Doğan kitap’tan yayınlanmış, “Zor Başkentlerde Diplomasi” ve İdeal Kitap’tan çıkan “Diplomasi Yazıları” isimli iki kitabı bulunmaktadır.

Diğer Yazılar

İlgili Yazılar

İngiltere’ye Başbakan Dayanmıyor

Siyaset bilimi kitaplarında farklı tanımları olsa da, Antik Yunancadaki demos (halk) ve kratos (yönetim) kelimelerinin birleştirilmesinden türetilen “demokrasi”...